Arif Nihat Asya'nın "Dua" şiirindeki "Bize güç ver, cihad meydanını pehlivansız bırakma Allah'ım" dizesinde dile gelen yakarış, bu yıl da Sarayiçi'nde karşılık bulacak.
"Yüreksize yorgan döşek, koç yiğide ver meydanı" sözüyle dilden dile aktarılan pehlivanlık ruhu, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun "Meydan" şiirindeki çağrıyla birleşerek er meydanında yeniden yankılanacak.
Asırlardır davulun tokmağında, zurnanın pes sesinde, cazgırın salavatında ve yağcının ibriğinden damlayan yağda yaşayan Kırkpınar geleneğinde, pehlivanlık yalnızca kuvvetin değil, edebin, sabrın, mertliğin ve hürmetin de adı olarak yine tarihe geçecek.
Peşrevle selam veren, ustasının elini öperek hürmetini gösteren, yenildiğinde rakibini tebrik ederek mertliğini ortaya koyan pehlivanlar, bu yıl da geleneği geleceğe taşımak için çayıra çıkacak.
Ata sporunda minikten teşvike, tozkoparandan ayağa, desteden başaltına kadar tüm boylarda güreşen pehlivanların en büyük hayali baş boyuna yükselmek.
Baş boyuna çıkan pehlivanların hedefi ise Kırkpınar'da başpehlivan olmak ve altın kemerin daimi sahipliğine ulaşmak.
Bu yıl Sarayiçi Er Meydanı'nda 40 başpehlivan, bu hedef doğrultusunda kispet giyecek. Her biri kürsü için çayıra çıkacak olsa da "yağlı güreşin olimpiyatı" olarak anılan Kırkpınar'da, önceki performansları, tecrübeleri ve sezon dereceleriyle bir adım öne çıkan isimler bulunuyor.
Bu yılki organizasyonda altın kemer yolunda öne çıkan başpehlivanlar şöyle:
Yağlı güreşin son dönemdeki en başarılı isimlerinden 38 yaşındaki Ali Gürbüz, Kırkpınar'da yeniden zirveye çıkmanın hesaplarını yapıyor.
Başpehlivanlardan Recep Gürbüz'ün oğlu olan Ali Gürbüz, 2011 ve 2012 yıllarında kazandığı başpehlivanlıkların ardından 2013'te de altın kemere uzanmış ancak aldığı doping cezası nedeniyle kemeri iade etmek zorunda kalmıştı.