ABD orudusu 2003 Martı’nda İngiltere ile öncülüğünü yaptığı koalisyon güçleri ile Irak’ı işgal etti.
Saddam Hüseyin'in biyolojik silahlar ürettiği iddiasıyla 23 yıl önce başlatılan kanlı işgal, ülkeye sözü verilen "demokrasi" yerine sivillere büyük bedeller ödetecek ekonomik, siyasi ve güvenlik alanında kaos getirdi.
Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesinden sonra ülkede büyük bir otorite boşluğu oluştu.
ABD işgaline karşı geniş çaplı bir direniş yaşanması ile birlikte ülkede etnik ve mezhebi çatışmalar yaşandı.
Şiddetin görece azaldığı 2007 yılına gelindiğinde ABD askeri varlığını kademeli olarak azaltmaya başladı.
Takvimler 18 Aralık 2011’i gösterdiğinde ABD ordusu muhrip birliklerini tamamen çektiğini ilan etmesine rağmen üslerdeki varlığını sürdürmeye devam etti.
ABD’nin 1990 yılından itibaren Baas rejimi lideri Saddam Hüseyin’in devrilmesi için başlattığı hazırlıklar, ülkeye uygulanan 13 yıllık ambargolar Irak’ta hem ekonomik hem de yaşam standartları konusunda büyük tahribat bıraktı.
ABD ve ona destek veren İngiltere, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) kararını beklemeden Irak'ı işgal etmek için düğmeye basarak başlattığı işgale "Irak'ı Özgürleştirme Operasyonu" adını verdi.
DEAŞ terör örgütünün oraya çıkması ile birlikte ABD, 2014’ün Haziran’ında yeniden Irak’a girerek askeri varlığını koalisyon güçleri ile birlikte artırmaya başladı.
BMGK, Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesinden tam 4 gün sonra 6 Ağustos 1990'da, daha çok ekonomi ve mali yaptırım uygulama kararı aldı. Irak'ın Şubat 1991'de Kuveyt'ten çekilmesine rağmen yaptırımlar Mayıs 2003'e kadar devam etti.