İmranlı ilçesindeki Kızıldağ'ın 2 bin rakımlı kaynaklarından berrak şekilde doğan Kızılırmak, havzadaki toprak ve kayaç yapısının etkisiyle özellikle yağışların olduğu dönemlerde ilk 5 kilometresinde karakteristik kızıl rengine bürünüyor.
Kuzköy ve Ortaköy'ün bulunduğu yamaçlardan doğan Kızılırmak, 1355 kilometrelik güzergahı boyunca turizmden tarıma, su sporlarından hayvancılığa, enerjiden sanayiye birçok konuda Türkiye'ye imkan sağlarken, çok sayıda canlı türüne de ev sahipliği yapıyor.
Sivas-Erzincan güzergahında D-200 ve E-88 kara yollarını kullanarak yolculuk yapanlar, Kızılırmak'ın doğduğu bölgeye tanıklık edebiliyor.
Bu rota üzerinde nehrin doğuş noktasına yakın mesafede bulunan Koyunkaya Köprüsü'nden geçenler, aynı zamanda Kızılırmak üzerindeki ilk köprüyü de geçmiş oluyor.
Kızılırmak'ın küçük bir kaynak olarak doğup Zara ve Hafik ilçeleri civarında genişliğinin yer yer 50 metreyi aşması dronla görüntülendi.
Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Çankırı, Çorum ve Samsun'dan geçerek Bafra Burnu'ndan Karadeniz'e dökülen nehrin ana kolu üzerinde İmranlı, Yamula, Bayramhacılı, Kesikköprü, Hirfanlı, Kapulukaya, Obruk, Boyabat, Altınkaya ve Derbent barajları yer alıyor.
Ortaköy'e bağlı Değirmendere mezrasında yaşayan Cahit Bektaş, AA muhabirine, Türkiye'nin en uzun nehrinin köylerinden doğduğunu söyledi.
Kızılırmak'ın berrak sulardan doğduğunu anlatan Bektaş, "Dağlarda eriyen karlarla, gözelerden (pınar) oluşan kaynaklarla Kızılırmak'ın doğuşu gerçekleşiyor. Kızılırmak çok büyük bir nehrimiz, özellikle de burası merkezi yerlerinden biri." diye konuştu.
Kızılırmak'ın doğduğu yerde yaşamanın mutluluğunu dile getiren Bektaş, "Ortaköy'de yaşıyorum, burada doğup büyüdüm. Kızılırmak'ın doğduğu yerdeyiz, çocukluğumdan beri buradayım." dedi.
Karların erimeye başlaması ve bahar yağışlarıyla Kızılırmak'ın bu yıl daha coşkulu aktığını belirten Bektaş, şunları söyledi: