Toplam 16 kişi hakkındaki soruşturmada 9 şüphelinin Girne Kaza Mahkemesine getirilişi sırasında polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı görüldü.
Hakimlik gözaltında bulunan kaptan M.Ö'nün yanı sıra kadın ikinci kaptan M.N.S. ve mürettebattan M.G, S.E, V.H, R.İ, Z.Ö. ve K.K. ile şirket çalışanı A.Ö'ye kazayla ilgili sorular sordu.
İfade veren polis memuru, kaza ile ilgili çok sayıda delil, belge ve ifadenin mevcut olduğunu aktarırken, mahkeme 9 şüphelinin alkol ve uyuşturucu test sonuçlarının henüz kendilerine ulaşmadığını açıkladı.
M.Ö'nün önceki ehliyetinin geçerlilik süresinin sonunda yeni kaptanlık ehliyetini Honduras'tan 3 bin 500 dolara aldığı, bunun KKTC tarafından denk kabul edildiği, bu anlamda bir yasal sorun bulunmadığı kayıtlara girdi.
Geminin kadın ikinci kaptanı M.N.S. ifadesinde, kaza günü kaptanı sefere çıkmaması konusunda uyardığını, kaptanın buna rağmen sefer kararı verdiğini iddia etti.
M.N.S, sefer kararını kaptanın vermesine karşı çıkmasına rağmen yolcu gemisinin limandan çıktığını öne sürdü.
İkinci kaptan, gemi kaptanının geminin su aldığından haberdar olduğunu, buna rağmen sefere engel teşkil etmediği yönündeki değerlendirmesi sonucu hareket ettiği bilgisini de ifadesinde dile getirdi.
Mahkeme heyeti, geminin kara kutusunun henüz bulunamamasından dolayı kayıtların kendilerine ulaşmadığını kaydederek, kaptanın gemiden ayrılırken seyir defterini de yanına almadığının belirlendiğini açıkladı.
Gemiden acil yardım çağrısını yapanın ikinci kaptan M.N.S. olduğunu tespit eden mahkeme, geminin geçmişte yaptığı kazalar ve gördüğü onarımlar ile birlikte tüm izinlerinin dosyaya girdiğini belirtti.
Sunulan ilk bilirkişi raporlarında da geminin su almaya başladığı andan itibaren hız kesmesi durumunda batmadan limana dönme ihtimalinin yüksek olduğu değerlendirmesine yer verildi.