Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yener Ataseven, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın ardından yükselen gübre ve gıda fiyatlarının aynı sürede düşmeyeceğini belirterek, "Türkiye ve bölge ülkelerinde kimleri etkiliyorsa kalıcı bir düşüşün olması kısa vadede çok zor ancak kısa vadede küçük indirimler olabilir." dedi.
İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarıyla başlayan savaşta geçici ateşkese varılmasının ardından dikkatler küresel piyasalara çevrildi.
Savaşın başlamasıyla küresel piyasalarda tarım, gıda ve enerji fiyatlarında ciddi yükseliş kaydedildi. Dünya Bankası verilerine göre, martta tarım fiyat endeksi yüzde 1,5, gıda fiyatları ise yüzde 2,7 artarken gübre fiyatlarında yaşanan yüzde 26,2'lik artışta üredeki yüzde 53,7'lik yükseliş önemli bir rol oynadı.
Prof. Dr. Yener Ataseven, AA muhabirine, geçici ateşkes süreciyle devam eden savaşın tarım ve enerji sektöründe yarattığı etkileri değerlendirdi.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının diğer sektörlere kıyasla tarımda daha fazla etkiye sahip olduğunu belirten Ataseven, şunları söyledi:
"Tarımın olmadığı bir sektör yok. Bugün İran, İsrail ya da Amerika bölgede savaşırken yediği içtiği şeylerin hepsi tarımsal ürün yani gıda. Sadece füze ve bomba göndermekle bu iş olmuyor. Hürmüz Boğazı belki de dünyanın en küçük boğazlarından birisi olmasına rağmen etkisi çok fazla olan bir boğaz. Dünya petrol piyasasının yaklaşık yüzde 30-35'i buradan geçiyor. İran, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar gibi ülkelerin dünya petrol rezervlerinin yüzde 55'i burada. Bölge ülkelerinin bölge dışına deniz yoluyla çıkabilmesinin tek yolu Hürmüz Boğazı. Hürmüz Boğazı'nı şu anda İran Devleti kontrol ediyor. Dolayısıyla 15 günlük ateşkes süreci aslında Amerika'nın nerede baş
Ataseven, doğal gaz ham maddesini alarak bunu amonyum ve diamonyum fosfat (DAP) gübresine çeviren ülkelerde gübre üretim miktarlarının azaldığını, bu durumun fiyatların yükselmesine yol açtığını anlattı.
Sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 20'sinin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğine işaret eden Ataseven, doğal gazın ham madde olarak kullanıldığı gübre ve üre üretiminin bölgedeki gerilimden olumsuz etkilendiğini kaydetti.
Ataseven, fiyatlardaki yükselişin Türkiye'ye etkilerini şöyle anlattı:
"Türkiye'de tarımsal üretimde çok fazla kullanılan üç gübre var. Bir tanesi üre, tonu 28 Şubat'ta 26 bin liraydı, şu anda 28 bin lira yani 40 gün içerisinde 1 tonluk maliyet çiftçiye 2 bin lira oldu. DAP gübresi tarımsal üretimde çok önemli tonu 28 Şubat'ta 34 bin lira iken yüzde 9 arttı ve şu an 37 bin liraya geldi. Yine kompoze gübrenin tonu 24 bin liradan 25 bin liraya geldi. Türkiye'de gübre fiyatında yaklaşık yüzde 10 artış oldu. Bu fiyat artışları sadece Türkiye'de değil, bu gübreleri kullanan ve üreticisi olmayan tıpkı Türkiye gibi birçok ülkede yaşandı. Gübre fiyatlarının artması, çiftçilerin gübre kullanım miktarını azaltmasına ve belki de hiç kullanamamasına yol açabilir. Gübrenin