Devlet televizyonuna konuşan Diaz-Canel, reformların Washington'un baskılarından değil, ekonomiyi canlandırmak, merkeziyetçiliği azaltmak ve farklı kesimlere daha fazla özerklik sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi.
Turizm ve yatırımları da kapsayan reform paketine değinen Diaz-Canel, "Ülke durmuş değil. Ülke, tüm bu durumla akıllıca mücadele ediyor. Yaptığımız her şeyi o kadar açık bir şekilde ifade edemeyiz çünkü düşman attığımız her adımı gözetliyor. Bizim cevabımız birlik ve beraberlik olmalıdır." ifadelerini kullandı.
Reform paketinin önümüzdeki haftalarda ülkenin en üst karar organlarından biri olan Küba Komünist Partisi (PCC) Siyasi Bürosu'nun onayına sunulacağını belirten Diaz-Canel, paketin daha sonra tek kamaralı yasama organı Halk Gücü Ulusal Meclisi'nde (ANPP) görüşüleceğini ifade etti.
Diaz-Canel, tarımda üreticilere daha fazla esneklik sağlanacağını dile getirerek, dış ticarette devlet şirketlerinin zorunlu aracılık rolünün kaldırılacağını ve araç ithalatındaki kısıtlamaların sona ereceğini belirtti.
Yabancı yatırımları teşvik etmek istediklerini aktaran Diaz-Canel, yurt dışında yaşayan Kübalılara ülkedeki vatandaşlarla aynı hakların tanınacağını söyledi.
Diaz-Canel, devlet yapısını daha verimli ve daha az bürokratik hale getirmek istediklerini vurgulayarak, bakanlık sayısının 27'den 20'ye düşürüleceğini kaydetti.
Ürün sübvansiyonlarının kademeli olarak kaldırılacağını belirten Diaz-Canel, sosyal yardımların doğrudan ihtiyaç sahiplerine yönlendirileceğini ifade etti.
Küba'nın reform paketi kapsamında, turizm sektöründe yeni işletme modelleri ve aktörlere kapı açılması planlanıyor. Bu adım, ABD yaptırımları nedeniyle bazı yabancı şirketlerin ülkeden çekilmesinin ardından geldi.
Aralarında İspanyol Melia ve Iberostar'ın yanı sıra Kanadalı Blue Diamond ve Endonezyalı Archipelago International'ın da bulunduğu otel zincirleri, ABD'nin yaptırımları nedeniyle haziran ayında Küba'daki faaliyetlerini tamamen veya kısmen sonlandıracaklarını bildirmişti.
Bu gelişme, mülkiyeti büyük ölçüde devlete ait olan yaklaşık 50 otelin geleceğine ilişkin belirsizlik yarattı. Söz konusu tesislerin çoğu, askeri holding Gaesa'ya bağlı Gaviota şirketinin bünyesinde bulunuyor.