İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde düzenlenen programda Bakan Ersoy, Türkiye'nin kültürel miras alanındaki çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Ersoy, "Bu eser, 2004'te Denizli İl Emniyet Müdürlüğümüzün gerçekleştirdiği bir operasyonla ele geçirilmiş ve yapılan incelemeler sonucunda İstanbul Heybeliada'daki Aya Yorgi Manastırı'nın bahçesinden çalındığı tespit edilmiştir. Eserin gerçek kökeninin belirlenmesinin ardından adli süreçler titizlikle takip edilmiş, yargı makamlarının verdiği karar doğrultusunda bu kıymetli eser, uzun yıllar güvenli koşullarda muhafaza edilmiştir." dedi.
Yürütülen hukuki süreçlerin tamamlanması ve Fener Rum Patrikhanesi ile sağlanan yapıcı diyalog neticesinde, suç sonucu yerinden edilen bu eserin ait olduğu yere tesliminin memnuniyetini yaşadıklarını dile getiren Bakan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu teslim, bir eserin yerine dönmesi, kültürel bir hafızanın tamamlanması olduğu kadar hukukun, saygının ve ortak değerlerimizin de somut bir tezahürüdür. Benzer bir süreci daha önce de yaşamıştık. 2021'de Çanakkale Gökçeada'daki kiliselerden çalınan 12 ikonanın Troya Müzesi'nde düzenlenen törenle İstanbul Fener Rum Patrikliğine teslim edilmesi, söz konusu yaklaşımımızın yine önemli bir örneğidir. Ben, melek figürüne dair 2004'te başlayan sürecin bugüne, bu güzel sonuca ulaşmasında emeği olan tüm kurumlarımıza, bilim insanlarımıza, uzmanlarımıza ve çalışma arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum."
Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 219 müze ile 147 ören yerinin, geçen yıl itibarıyla 33 milyonu aşkın ziyaretçiyi ağırladığını söyledi.
"Bu güçlü yükseliş, kültürel mirasımıza duyulan ilginin ve sahiplenmenin her geçen gün daha da arttığını açıkça ortaya koymaktadır." diyen Ersoy, şöyle konuştu:
"Uluslararası alanda gerçekleştirdiğimiz sergilerle, bu toprakların hafızasını dünyayla da paylaşmaya devam ettik. Özellikle Roma'da, Kolezyum'da düzenlenen Göbeklitepe Sergisi, milyonlarca ziyaretçiye ulaşarak büyük bir ilgi görmüştür. Göbeklitepe ve Taş Tepeler anlatısını Berlin'e de taşıdık ve 'Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam' başlığıyla, Avrupa'nın önemli kültür merkezlerinden birinde yeniden uluslararası kamuoyuyla buluşturduk. Taş Tepeler temalı yeni sergiler düzenlemek üzere farklı ülkelerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz."
Şanlıurfa merkezli olarak Göbeklitepe, Karahantepe, Sayburç ve Sefertepe gibi önemli yerleşimleri barındıran "Taş Tepeler Kazı Projesi"nin, Türk arkeolojisinin en kapsamlı girişimlerinden biri olduğuna dikkati çeken Bakan Ersoy, "5 yıl içinde 12 ayrı arkeolojik alanda sürdürülen çalışmalar, 15'i Türk ve 21'i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurumun katılımıyla uluslararası bilimsel işbirliği ağına dönüşmüş, 2025 yılı itibarıyla 219 bilim insanı ve araştırmacının katkısıyla yürütülmüştür." dedi.
Mehmet Nuri Ersoy, geçen yıl Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nin de kaydedilmesiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki varlıkların sayısının 22'ye yükseldiğini, Dünya Mirası Geçici Listesi'nde ise bu sayının 79 olduğunu söyledi.
Bakan Ersoy, 2023'te başlattıkları "Geleceğe Miras" Projesi'ne ilişkin, "Bu proje, bütün yabancı kazılara Türk bilim insanlarından birer koordinatör görevlendirdiğimiz, bir millileşme ve arkeoloji tarihimizin en kapsamlı kazı, restorasyon, inşa ve ihya hareketidir." dedi.