Rapora göre, küresel borç 2026'nın ilk yarısında 10 trilyon dolardan fazla artarak 365,5 trilyon dolara yükseldi.
Söz konusu artış, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 21 trilyon dolarlık artışın yarısından az oldu.
Bu durumun yükselen faiz oranları, artan borç servis maliyetleri, yükselen enerji fiyatları ve İran ile yaşanan çatışmanın ihraççıların güveni üzerindeki etkisinden kaynaklanan baskıyı yansıttığı belirtildi.
Borç artışındaki yavaşlama, faiz oranlarına en duyarlı sektörler olan finans kuruluşları ve hanehalklarında daha belirgin görülürken, toplam borç artışı 5 yıllık ortalamanın üzerinde kalmaya devam etti.
Artışın büyük bölümünü kamu ve finansal olmayan şirket borçları oluştururken, her iki sektörün borcu da yeni rekor seviyelere ulaştı.
Küresel borcun dağılımına bakıldığında, yılın ikinci çeyreği itibarıyla hanehalkına ait borçlar 65,7 trilyon dolara, finansal olmayan şirketlere ait borçlar 105,1 trilyon dolara, kamu borçları 110,5 trilyon dolara ve finansal sektör borçları 84,3 trilyon dolara yükseldi.
Borç artışının büyük bölümünü gelişmekte olan piyasalar oluşturdu. Bu ülkelerin toplam borcu 2026'nın ikinci çeyreğinde 110,6 trilyon dolara ulaşırken, artışa Çin öncülük etti.
Gelişmiş piyasaların toplam borcu ise aynı dönemde 255 trilyon dolara çıktı.
Gelişmiş piyasalarda borç birikiminin daha belirgin şekilde yavaşladığı, ancak mali baskıların artmaya devam ettiği belirtildi.
ABD, Fransa, İngiltere ve Japonya'nın büyük bütçe açıkları ve artan faiz giderleriyle karşı karşıya olduğu kaydedildi.