AA muhabirinin Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansının (UNCTAD) yayımladığı Küresel Ticaret Güncellemesi raporundan derlediği bilgilere göre, hizmet ticaretindeki büyüme yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,5 oldu.
Toplam küresel ticaret değerinde yaklaşık 2 trilyon dolarlık artış kaydedildi. Küresel mal ticaretinin değeri, bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,5 artarak yaklaşık 13,7 trilyon dolara ulaştı.
Küresel ticaret bu yılın sonunda rekor seviyeye ulaşma yolunda ilerliyor. Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilen taşımacılıktaki aksamalar ile bölgesel enerji arzına ilişkin endişelerin enerji fiyatlarını yükseltti. Uluslararası tedarik zincirlerinde ulaşım, lojistik ve üretim maliyetleri arttı.
Küresel ticaret fiyatlarındaki artışın son 12 aylık ortalaması ise yüzde 3,4 olarak hesaplandı. Küresel ticaretteki büyüme ülke ve sektörler arasında önemli farklılıklar gösterdi. Doğu Asya ekonomileri yılın ilk çeyreğinde küresel ortalamanın üzerinde performans sergiledi.
Doğu Asya dahil edildiğinde, gelişmekte olan ülkelerin ticaretinde güçlü büyüme görüldü. Ancak, Doğu Asya hariç tutulduğunda gelişmekte olan ekonomilerin mal ticareti, Orta Doğu ve Güney Asya’daki ithalat ve ihracat düşüşlerinin etkisiyle daraldı.
Yapay zeka ve elektrikli araçlarla bağlantılı ürünler, yılın ilk çeyreğinde küresel ticarette en güçlü büyümenin görüldüğü ürün grupları arasında yer aldı.
Kritik minerallerin ticareti bir önceki çeyreğe göre yüzde 38, yarı iletkenlerin ticareti yüzde 25 arttı. Aynı dönemde batarya ticareti yüzde 15, bilgi ve iletişim teknolojileri ürünleri yüzde 14 ve elektrikli otomobil ticareti yüzde 11 büyüdü.
Yenilenebilir enerji ürünlerinde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. Güneş enerjisiyle bağlantılı ürünlerin ticareti yüzde 7, rüzgar enerjisi ürünlerinin ticareti yüzde 8 azalırken fosil yakıt ticareti fiyat artışlarının etkisiyle büyümeye devam etti.
Jeoekonomik gelişmeler ikili ticaret ilişkilerini ve küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirdi.
Siyasi açıdan benzer ülkeler arasındaki ticaretin güçlenmesini ifade eden "friendshoring" eğilimi yılın ilk çeyreğinde durakladı. Üretim ve tedarikin coğrafi olarak yakın ülkelere kaydırılmasını ifade eden “nearshoring” eğilimi ise yeniden güç kazandı.