Dünya genelinde devam eden jeopolitik risklerin varlık fiyatları üzerindeki dolaylı etkileri sürerken, ülkelerin diplomatik yollarla sükuneti sağlayabileceğine yönelik iyimser beklentiler piyasalarda olumlu fiyatlamaların oluşmasına katkı sağlıyor.
ABD'de dün düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında bir dizi görüşme gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşın ara seçimlerden sonra, belki de önce sona erebileceğini kaydetti.
Trump, BM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, İran'la ya anlaşma yapma ya da bu ülkeyi "yok etme" yönünde bir karar verme sürecinde olduğunu belirterek, "(3 Kasım'daki) Seçimlerden hemen sonra (İran'la) bir anlaşmaya varacağımıza inanıyorum çünkü onların bunu yapmaması mantıklı değil." dedi.
ABD Başkanı, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi konusunda da çok çalıştıklarını ve savaşın durmasını istediklerini söyledi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile New York'ta bir araya gelen Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın bir an önce sona ermesi gerektiğini belirterek, "Bence iki ülke bir anlaşma yapacak." dedi.
Söz konusu gelişmeler, özellikle enerji arzı açısından öne çıkan iki büyük jeopolitik risk unsuru olan Orta Doğu'daki gerilim ile Rusya-Ukrayna Savaşı'nın yakın dönemde sona erebileceğine yönelik beklentileri güçlendirdi.
Ayrıca İran, şartlar yerine getirilirse Hürmüz Boğazı'nı 7 gün içinde yeniden açabileceğini duyurdu. Bununla birlikte petrol fiyatları arzın artabileceği öngörüleriyle gerilerken, Brent petrolün varil fiyatı 100 doların altına sarktı.
Petrol fiyatlarında geri çekilme enflasyon endişelerini bir nebze yumuşatırken, tahvil piyasalarındaki baskıyı da hafifletti. Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonuna kadar bir kez faiz artışına daha gidebileceği beklentileri sınırlı ölçüde gerilese de, söz konusu ihtimaller güçlü şekilde masada kalmaya devam ediyor.
Öte yandan bugün gözler dünya genelinde açıklanacak Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerine çevrildi.
Analistler, PMI verilerinde dünya genelindeki ekonomik aktivitenin durumuna ilişkin sinyaller aranacağını belirterek, söz konusu verilerin aynı zamanda enflasyon riskleri sürerken merkez bankalarının gelecek dönemdeki politika adımlarına ilişkin ipucu verebileceğini kaydetti.