ABD ve İran arasında çatışmaların tekrar başlamasıyla arza ilişkin artan endişeler, petrol fiyatlarının yeniden 90 dolar seviyesinin üzerine çıkmasına yol açarken, bu durum yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına neden oluyor.
Jeopolitik risklerdeki artış, petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte borsalarda düşüşe ve tahvil faizlerinde yükselişe sebep oluyor. Enflasyonist baskılar konusunda artan endişeler de Fed'in faiz artırımına gideceğine yönelik tahminlerin güçlenmesine neden oluyor. Bu gelişmelere paralel Fed yetkililerinden de "şahin" açıklamalar geliyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in ekim ayında faiz artırımına gitmesine kesin gözüyle bakılıyor.
Öte yandan ABD'de cuma günü açıklanacak tarım dışı istihdam verisinin güçlü gelmesi durumunda bunun da faiz artırım beklentilerini daha fazla güçlendirebileceği tahmin ediliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Ürdün'deki ABD hava üslerini balistik füzelerle hedef almasının ardından bu saldırılara karşılık vereceklerini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı daha fazla saldırı tehdidinde bulunması ve yeni çatışmaların Hürmüz Boğazı'ndan enerji akışında uzun süreli aksamalara yol açabileceği endişelerini artırmasıyla aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,6 artışla 91,5 dolar seviyesinde seyrediyor.
Rusya'nın dizel ihracat yasağını 30 Eylül'e kadar uzatma kararı da rafine yakıt tedarikine ilişkin endişeleri artırdı.
Öte yandan G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısında konuşan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, G20'deki ilk önceliklerinin ekonomik büyüme olduğunu bildirdi.
Fed Başkanı Kevin Warsh da Büyüme oturumunda, enflasyonun ve büyümenin bir tercih meselesi olduğunu belirterek, "ABD'deki ekonomik büyüme güçlenmiş görünüyor." dedi. Warsh, söz konusu oturumda sermaye harcamaları ve verimlilik gibi konulara dair soruları ele alacaklarını da anlattı.
Bankacılık oturumunda da Warsh, ABD'de kredi veren kuruluşların geniş yelpazesine ve ülkede finansal piyasaların derinliğine vurgu yaptı.