Orta Doğu'daki devam eden “ABD/İsrail-İran Savaşı” piyasaların odağında yer almaya devam ederken, bölgedeki duruma ilişkin karışık sinyaller piyasaların yön bulmasını zorlaştırıyor. Bu durum yatırımcıların da temkinli davranmasına neden oluyor.
Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılmadan savaşın sona erebileceğine ilişkin açıklamaları ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın da faiz artışı beklentilerini yumuşatan açıklamaları sonrasında ABD ve Avrupa'daki endeks vadeli kontratlarında yükselişler görülmesine karşın, bölgede çatışmaların devam etmesiyle Asya piyasalarında negatif bir seyir izleniyor.
Kuveyt'e ait bir ham petrol tankerinin (es-Salimi), Birleşik Arap Emirliklerinin Dubai Limanı'nda İran tarafından doğrudan hedef alındığı ve tankerde yangın çıktığı belirtildi.
Öte yandan Trump, ülkesinin İran'daki askeri saldırılarını sona erdirmek için "yeni ve daha makul bir rejimle" ciddi görüşmeler yürüttüğünü ileri sürerek, bu aşamada "büyük ilerleme" kaydedildiğini ifade etti.
Anlaşma sağlanmaması halinde neler yaşanabileceğine yönelik tehditlerde bulunan Trump, böyle bir durumda Basra Körfezi'ndeki Hark Adası, elektrik santralleri ve petrol kuyularını hedef alacaklarını belirtti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetiminin kamuoyuna yaptığı açıklamaların aksine anlaşmaya "giderek daha istekli olduğunu" ileri sürdü.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Fox News televizyonuna verdiği röportajda, ABD'nin zamanla Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü yeniden ele geçireceğini vurgulayarak, gerek ABD refakatiyle gerekse çok uluslu bir refakat gücüyle seyrüsefer serbestliğinin sağlanacağını ifade etti.
Öte yandan Fed Başkanı Powell, Harvard Üniversitesinde katıldığı bir etkinlikte, Orta Doğu'da yaşananlar karşısında politikalarının gelişmelerin seyrini bekleyip görmek için uygun bir konumda olduğunu belirtti.
Powell, enflasyon beklentilerinin kısa vadenin ötesinde iyi bir şekilde çıpalanmış göründüğünü ifade etti.
İş gücü piyasasına yönelik aşağı yönlü risklerin, faiz oranlarının düşük tutulmasını gerektirdiği ancak enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin ise faizlerin düşürülmemesini telkin ettiği mevcut duruma işaret eden Powell, bu iki hedef arasında bir gerilim yaşandığını, zorlu bir dönemde "oy birliği" beklemenin yanıltıcı olabileceğini söyledi.