AA muhabirinin Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinden derlediği bilgiye göre otomobil satışları, ocak-mart döneminde yıllık bazda yüzde 5,86 azalışla 210 bin 688'e gerilerken hafif ticari araç satışları yüzde 4,23 artışla 54 bin 710 oldu.
Bu dönemde 88 bin 688 benzinli, 69 bin 504 hibrit otomobil satıldı. Dizel otomobil satışı 13 bin 326, otogazlı otomobil satış sayısı ise 750 oldu. Sadece elektrikle çalışan tam elektrikli otomobil satışları ise 38 bin 28 olarak kayıtlara geçti.
İlk çeyrek sonuçlarını AA muhabirine değerlendiren Bozkurt, 2026'nın ilk çeyreğinde görülen yaklaşık yüzde 4'lük daralmayı tek bir nedene bağlamanın doğru olmayacağını belirterek, hem talep hem de maliyet tarafının birlikte etkili olduğunu söyledi.
Bozkurt, talep tarafında özellikle yüksek finansman maliyetlerinin ve tüketicinin daha temkinli hareket etmesinin belirleyici olduğunu dile getirerek, "Bunun yanı sıra ilk çeyreğin kendi dinamikleri de var. Özellikle mart ayında ramazan ve bayramın etkisiyle perakende gün sayısının azalması gibi takvim etkileri de bu gerilemede rol oynadı. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmelerle birlikte petrol fiyatlarında yaşanan artış ve buna bağlı maliyet baskısı da pazarı etkileyen önemli unsurlar arasında yer aldı. Yıla başlarken genel beklenti, 2025'e paralel bir pazar seyriydi ancak son dönemde yaşanan gelişmeler, özellikle küresel belirsizlikler, bu beklentilerin daha temkinli değerlendirilmesine ne
Toyota olarak ise bu dönemde pozitif ayrıştıklarını belirten Bozkurt, 2025'in ardından yeni yıla da güçlü bir başlangıç yaptıklarını anlattı.
Bozkurt, "Ocak-mart döneminde 23 bin 982 adet satışla yüzde 9 pazar payına ulaştık. İlk çeyrekte pazar yüzde 4 daralırken bizim satışlarımızın aynı oranda artması, önemli bir performans göstergesi oldu. Bu sonuçlarla birlikte hem otomobil hem de toplam pazarda ilk iki marka arasında yer aldık." şeklinde konuştu.
Bozkurt, elektrikli ve hibrit araçlara talebin artmaya devam ettiğini belirterek, hibrit araçların zaten pazarda uzun zamandır kabul gördüğünü söyledi.
Elektriklideki dönüşümün de aslında bir süredir başladığına ancak son dönemde çok daha hız kazanmış durumda olduğuna dikkati çeken Bozkurt, şöyle devam etti:
"İlk çeyrek verilerine baktığımızda elektrikli araçların pazar payının yüzde 13 seviyelerinden yüzde 18'e yükseldiğini görüyoruz. Aynı dönemde düşük emisyonlu araçların toplam payı da yüzde 28'den yüzde 33'e çıktı. Bu da pazarın yaklaşık yarısının artık düşük ya da sıfır emisyonlu araçlardan oluştuğunu gösteriyor. Hibrit teknolojisi ise zaten uzun süredir tüketici tarafından benimsenmiş durumda. Buna ek olarak şarj edilebilir hibritlerin de yaygınlaşmasıyla birlikte elektrifikasyon, çok daha geniş bir kitleye ulaşmaya başladı.
Bu artışın arkasında hem regülasyonlar hem de tüketici davranışındaki değişim var. Özellikle elektrikli araçlara yönelik vergi avantajları ve teşvikler, talebi doğrudan destekliyor. Bu, sadece Türkiye'ye özgü bir durum değil, dünyada da benzer bir tablo var. Hangi ülkede elektrikli araçlara yönelik güçlü teşvikler varsa o pazarda hızlı bir büyüme görüyoruz. Yılın geri kalanında da bu trendin devam etmesini bekliyoruz. Mevcut gidişata bakarsak elektrikli araçların yıl sonunda yüzde 20'ler (pay) seviyesine yaklaşması mümkün ancak burada en önemli belirleyici unsur, teşviklerin devamı ve genel ekonomik koşullar olacaktır."