Kuzey İrlanda'nın başkenti Belfast'ta 8 Haziran gecesi yaşanan olayda, 2023'te sığınmacı statüsü verilen bir Sudanlının bir İrlandalıyı bıçaklayarak ağır yaralamasına tepki gösterenler, dün akşamdan itibaren ülke genelinde eylemler başlattı.
Başta Belfast olmak üzere Kuzey İrlanda'daki farklı kent ve kasabalarda toplanan eylemciler, sığınmacılara ve düzensiz göçmenlere tepki gösterirken İngiltere hükümetinin göç politikalarını da eleştirdi.
Göçmen karşıtı eylemler kısa sürede polise, göçmenlere ve kamu malına zarar verilen sokak olaylarına dönüştü.
Özellikle maske takan eylemciler Belfast'ta bir belediye otobüsünü ateşe verirken, kentin doğusundaki eylemde ise bazı evler ve arabalar ateşe verildi.
Aşırı sağcı Britain First Partisi lideri Paul Golding, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, yakılan evlerden birinin "göçmenler tarafından işgal edilmiş" bir ev olduğunu öne sürdü.
Göçmen karşıtları, Ballyclare kasabasındaki bir Türk berberine de saldırarak iş yerinin camlarını ve kapısını kırdı.
Kuzey İrlanda Polis Servisi (PSNI) Emniyet Müdür Yardımcısı Ryan Henderson, yaptığı yazılı açıklamada, ülkede böylesine büyük ve ciddi sokak olaylarının sık yaşanmadığını belirtti.
Olaylarda çok sayıda aracın yakıldığını ifade eden Henderson, "Herkesi sakin olmaya, sorumlu davranmaya ve kendileri ile başkalarını riske atacak eylemlerden kaçınmaya çağırıyorum." dedi.
Henderson, toplumda etkili kişilerden de barışçıl protestoya teşvik edip şiddet ve kargaşadan uzak durma çağrısı yapmalarını istedi.
Kuzey İrlanda Bölgesel Başbakanı Michelle O'Neill da X'ten yaptığı paylaşımda, "Maskeli adamların ailelerin evlerini yakması iğrenç bir alçaklıktan başka bir şey değildir. Toplumun hiçbir suçu yok. Bu tamamen eşkıyalıktır." dedi.