Kuzey Kore'nin kabul ettiği yeni anayasa değişikliği, ülkenin devlet yapısı, ideolojik yönelimi ve Kore Yarımadası'na ilişkin yaklaşımında önemli dönüşümlere işaret ediyor.
Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Ocak 2024'te anayasanın değiştirilmesini talep ederek iki ülkenin ayrı devletler olduğunun anayasaya açık şekilde yazılmasını önerdi.
Bundan yaklaşık 2,5 yıl sonra Pyongyang yönetimi, 6 Mayıs'ta anayasa değişikliğine giderek "barışçıl yeniden birleşme" ve "ulusal birlik" gibi Kore Yarımadası'nın yeniden birleşmesine yönelik tüm ifadeleri kaldırdı.
Ayrıca, söz konusu düzenlemede Kuzey Kore "güneyde Güney Kore, kuzeyde ise Çin ve Rusya ile net sınırları olan ayrı bir devlet" olarak tanımlandı.
Ülkenin topraklarına yönelik hiçbir ihlalin asla hoş görülmeyeceği belirtilen düzenlemede, Güney ile Kuzey Kore arasında uzun süredir anlaşmazlık konusu olan Sarı Deniz'deki tartışmalı deniz sınırına ilişkin ise açık bir ifade yer almadı.
Böylece söz konusu değişiklikler, Kim'in iki Kore'yi "ayrı devletler" olarak değerlendiren yaklaşımını anayasal zemine taşımış oldu.
Kuzey Kore’nin anayasada kendisini "nükleer silah devleti" olarak tanımlaması, Pyongyang yönetiminin hem nükleer güç statüsünü hem de iç politikada rejimini daha da güçlendirme çabası olarak dikkat çekiyor.
Yeni düzenlemede Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un nükleer kuvvetler üzerinde doğrudan komuta yetkisi dahil devlet kurumları üzerindeki yetkileri genişletildi.
Kuzey Kore Yüksek Halk Meclisinin lideri görevden alma yetkisinin kaldırıldığı düzenlemede Meclisin Kim Jong-un üzerindeki resmi denetim rolü fiilen sona erdirildi.
Yeni düzenlemede "sorumlu bir nükleer silah devleti" olarak tanımlanan Kuzey Kore'nin güvenliği ve kalkınma haklarını korumak amacıyla nükleer silah geliştirme çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.