Siljanovska-Davkova, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026'ya katılmak üzere geldiği Antalya'da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Kuzey Makedonya'nın Ohri kentindeki Türk evinde doğduğunu ve Türk-Makedon bağlarının "ilginç ve derin" olduğunu dile getiren Siljanovska-Davkova, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) ülkesine yönelik desteğinden övgüyle söz etti.
Siljanovska-Davkova, "Türk-Makedon ilişkileri mükemmel. Nispeten iyi ilişkilerimizin olduğunu söylemek yeterli değil. Ekonomi, kültür ve turizm alanları dahil iyi ilişkiler geliştirmediğimiz bir alan yok." dedi.
Türkiye ile Kuzey Makedonya'nın "NATO'da mükemmel ortaklar" olduğunu vurgulayan Siljanovska-Davkova, Ankara ile Üsküp arası ilişkilerin "ilk olarak savunma alanında geliştirilebileceğini" dile getirdi.
Altyapı, çevre kirliliğiyle mücadele ve iklim sorunları konularında da işbirliklerini güçlendirmeyi hedeflediklerini anlatan Siljanovska-Davkova, Türk azınlıkların Batı Balkanlar ile Türkiye arasında köprü kurduklarını belirtti.
Siljanovska-Davkova, Türk azınlıkların ülkelerinin sadık vatandaşları olduğunu ve saygı gördüklerini vurgulayarak, "Balkanlar'dan söz açıldığında tarihsel ve coğrafi olarak Türkiye'den bahsetmeden geçemeyiz." ifadesini kullandı.
Birleşmiş Milletler (BM) ve AB'nin barış projesi olarak ortaya çıktığını vurgulayan Siljanovska-Davkova, "Ama biz savaşla karşı karşıyayız." dedi.
Siljanovska-Davkova, dünyada diyaloğun güçlendirilmesi ve otoriter kişiliklerin monologlarına son verilmesi gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
"Çok kutupluluk, öngörülemeyen aktörlerin ortaya çıkabileceği bir arena anlamına gelir ve o zaman kimse yarın neyle karşılaşacağımızı bilemez. Sizin için bilinmeyen bir şeyi nasıl önleyebilirsiniz? Diplomasi, çok ihtiyaç duyduğumuz bir şey. Uluslararası sorunlar, daha derin bir ilgiyi hak ediyor. Bazı savaşlar önlenebilir. Kaç çocuğun daha yaşayabileceğini hayal edin. Kurumsal diyalog şart. BM için mücadele edin."
Kuzey Makedonya'nın AB'ye üyelik sürecini değerlendiren Siljanovska-Davkova, bu sürecin ilerlediğine yönelik şüpheler taşıdığını dile getirdi ve gidişatı "Brüksel'e doğru engellerle dolu bir tür maraton" olarak nitelendirdi.