İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı saldırılar sonrası ülkede 1 milyondan fazla kişi yerinden edilirken, bunların yalnızca bir kısmı geçici barınma merkezlerine yerleştirilebildi.
Kalacak yer bulmayanlar ise sokaklardaki çadırlarda yetersiz koşullarda yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Yerinden edilenlerin karşı karşıya kaldığı en temel sorunların başında barınma, sağlık hizmetlerine erişim ve gıda ihtiyacı geliyor. Özellikle kronik hastalığı bulunan kişiler için ilaç temini ciddi bir sorun haline gelirken, düzenli geliri olmayan aileler günlük bir öğün yemeğe dahi ulaşmakta zorlanıyor.
Bu tablo karşısında, ülkenin farklı bölgelerinde gönüllüler ve aktivistler bireysel girişimlerle ihtiyaç sahiplerine destek olmaya çalışıyor. Gönüllülerin oluşturduğu dayanışma ağları, saldırılarda evsiz kalan ailelere umut aşılıyor.
Lübnanlı aktivist Yara Sayegh ve arkadaşlarının yürüttüğü çalışma ise bu dayanışma ağlarının yalnızca bir örneğini oluşturuyor.
Sayegh ve ekibi, sosyal medya üzerinden topladıkları bağışlarla Beyrut'taki bir kafeteryanın mutfağını kullanarak her gün yerinden edilen aileler için sıcak yemek hazırlıyor.
Gönüllüler, yalnızca yemek dağıtımıyla sınırlı kalmayıp kuru gıda, ilaç ve hijyen malzemelerinin yanı sıra battaniye, yatak ve sünger gibi temel ihtiyaçları da karşılamaya çalışıyor.
Her gün değişen gönüllü sayısıyla faaliyetlerini sürdüren Sayegh ve arkadaşları, onlarca farklı noktada binlerce kişiye ulaşmaya çalışırken, artan maliyetler ve belirsiz finansman koşulları çalışmaların sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor.
Yemek üretiminde kullanılan malzemelerden paketleme giderlerine kadar birçok kalemde yaşanan fiyat artışları, sahadaki insani yardım faaliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Çalışmalarla ilgili AA muhabirine bilgi veren Sayegh, "Sahada elimizden geldiğince yardım etmek için üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak en büyük ihtiyaç barınma, ardından sağlık hizmetleri geliyor." dedi.