İsrail ordusunun Lübnan’ı hedef alan, çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine, yaralanmasına ve bir milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açan saldırıları, geride kalan "sessiz canlıları" da derinden etkiliyor.
Özellikle nüfusu yaklaşık 1 milyona ulaşan Beyrut’un güneyindeki Dahiye’de halkın yerinden edilmesiyle, yalnızca sokak hayvanları değil geride bırakılan evcil hayvanlar da saldırıların sessiz mağdurları haline geldi.
Lübnanlı Muhammed Habli, yaklaşık 5 yıldır hayvanlara yardım ettiğini, barınağındaki 300 köpek ile 80 kediye baktığını belirterek, "Geçen yıl yaşanan saldırılarda enkaz altından hayvanlar kurtardığımız için insanlar beni tanımaya başladı." dedi.
Sosyal medya platformlarında "Rescuing Souls" isimli hesabı yöneten 20 yaşındaki Habli, şunları söyledi:
"Yaşadıkları bölgeyi terk etmek zorunda kalıp hayvanlarını yanına alamayanlar beni arıyor. Bazı hayvanları kurtarabiliyoruz. Mesela Sur ve Nebatiye kentleri ile Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesi çevresindeki hayvanları sahiplerine ulaştırıyoruz. Bazılarını ise sahipleri artık istemediği için barınağımıza alıyoruz."
Habli, hayvanların sokakta yaşamakta sıkıntı çektiğine vurgu yaparak, "Evde yaşayan köpekler sokakta hastalanıyor, araba çarpıyor ve kendilerine bakamıyorlar. Bu yüzden onları alıp barınağa yerleştirmek zorunda kalıyoruz." diye konuştu.
Lübnanlı hayvansever, kurtarma operasyonları sırasında zaman zaman hayati tehlike atlattıklarını bazen de saldırılardan dolayı kurtarma çalışmalarının başarısızlıkla sonuçlandığını üzülerek anlattı.
Habli, hayatını riske atarak gerçekleştirdiği son kurtarma olayını ise şu sözlerle ifade etti:
"Geçen gün Dahiye'de Karz-ı Hasen binası vurulduğunda, o binada 6 yavrusu olan bir anne köpek vardı. Bina yıkılmak üzereydi ve anne köpek iki gündür ortada yoktu.Tam yavruları almaya gittiğimizde bölgeyi tekrar vuracaklarını söyleyerek bizi tehdit ettiler.
Ben geri adım atmadım, hayatımı riske attım. Çünkü biz onları almazsak ya bombardımanda ya da açlıktan öleceklerdi. Yavruları kurtarana kadar orada mahsur kaldık ama sonunda başardık."