Prof. Dr. Şükrü Ersoy'un CNN TÜRK'teki değerlendirmeleri şöyle:
"ADALAR FAYI AKTİF"
"Marmara Denizi'nin içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fayı'nın parçalarının aktif olduğunu görüyoruz. Adalar Fayı'nın aktif değil de pasif olduğu konusunda görüşler vardı. Meydana gelen bu peş peşe depremler, küçük de olsa bölgenin canlı olduğunu gösteriyor. Bu, o görüşlerin ne kadar yanıldığını gösteren önemli örneklerden biri.
Ancak buna bakarak spekülatif bir açıklamayla "Büyük bir deprem bekliyoruz" ya da "Hiç deprem olmayacak" demek doğru olmaz. Her iki açıklama da spekülatif olur. Mevcut günlük aktiviteyi, her fayda olduğu gibi, inceliyor ve takip ediyoruz. AFAD Bilim Kurulu'nun çok yetkin ve uzman bir kadrosu var. Türkiye'nin en iyi hocaları burada çalışıyor. Birlikte değerlendirmeler yaparak gerekli açıklamaları kamuoyuyla paylaşmaya çalışıyoruz.
ADALAR FAYI NASIL BİR ÖZELLİK TAŞIYOR?
Adalar Fayı, Kuzey Anadolu Fayı'nın bir parçası olmakla birlikte farklı bir doğrultuda, kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanıyor. Bildiğimiz Çınarcık Çukuru'nun oluşmasına neden olan faylardan biri Adalar Fayı'dır. Dolayısıyla Kuzey Anadolu Fayı gibi tamamen doğrultu atımlı bir hareket yapmıyor. Burada normal bir kırılma yaşanıyor. Dolayısıyla hareketsizmiş gibi görünmesi aldatıcı. Fay gerçekten canlı ve hareketli. Bu nedenle deprem de üretebilir.
"HEMEN 7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLACAK" DEMEK DOĞRU DEĞİL"
Biz, Doğu Marmara'da Avcılar Fayı'nın ve Adalar Fayı'nın aktif olduğunu söylüyorduk. Bunların birlikte deprem üretmesi durumunda depremin 7 büyüklüğüne kadar çıkabileceğini ifade ediyorduk. Ancak dünkü aktiviteye bakarak hemen 7 veya 7'nin üzerinde bir deprem meydana geleceğini söylemek de doğru olmaz. Bu, spekülatif bir açıklama olur. Fakat bölgeyi inceliyor ve takip ediyoruz. Herhangi bir gelişme olursa bunu zaten kamuoyuyla paylaşıyoruz.
KÜÇÜK DEPREMLER ENERJİ BOŞALTIYOR MU?
Peş peşe meydana gelen depremler elbette enerji boşaltır. Ancak burada boşalan enerji çok küçük. Bunun asıl mesajı, bölgenin canlı olduğunu göstermesidir. Biliyorsunuz, deprem bir süreçtir; bir an değildir. Biz büyük bir deprem yaşandığında bunu tek bir an olarak değerlendiriyoruz. Oysa depremin öncesinde de böyle küçük depremler meydana gelir. Ardından ana şok yaşanır ve sonrasında artçı depremler görülür. 6 Şubat depremlerinden sonra da 2-2,5 yıl süren artçı depremler yaşandı. Yani bir depremin oluşum süreci 100 yıl, hatta 200 yıl sürebilir. Ancak ana şoku saniyeler mertebesinde yaşarsınız. Dolayısıyla küçük depremler, o bölgenin canlılığını göstermesi açısından önemlidir.