Sivas'ta üzerindeki gök mavisi çinilerden dolayı "Mavi Medrese" olarak da anılan Gök Medrese'nin üç boyutlu dijital ikizi oluşturuldu.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tarık Türk'ün danışmanlığında, yüksek lisans öğrencisi İlayda Emen tarafından yüksek lisans tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen projede, düşük maliyetli mobil lazer tarama ve insansız hava aracı (İHA) teknolojileri bütünleştirilerek eserin yüksek hassasiyetli üç boyutlu (3B) dijital ikizi ortaya çıkarıldı.
Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından 1271 yılında mimar Konyalı Kaluyan'a yaptırılan tarihi eseri gelecek kuşaklara aktarmak ve olası risklere karşı korumak amacıyla hayata geçirilen bilimsel çalışmada, literatürdeki geleneksel belgeleme tekniklerinin zaman, maliyet ve erişim sınırlılıklarını aşan farklı bir yöntem uygulandı.
Gök Medrese'nin açık dış cephe taramaları yaklaşık 2 saatte, dar nişlerin ve sütun aralarının bulunduğu yarı açık iç mekan ölçümleri ise tek seferde sadece 25 dakikada tamamlandı.
Prof. Dr. Tarık Türk, AA muhabirine, projeyi literatürdeki çalışmalardan ayıran yönlerinin mutlak konum doğruluğu, düşük maliyet ve hız olduğunu söyledi.
Türk, çalışmada, İHA fotogrametrisinden elde edilen verilerin, gerçek zamanlı kinematik destekli düşük maliyetli mobil lazer tarama teknolojisi verileriyle bütünleştirilmesi sonucunda tarihi yapıların yüksek doğrulukla, düşük maliyetle ve son derece kısa sürede yeniden oluşturulabileceğini kanıtlayan bilimsel bir yaklaşım ortaya koyduklarını belirtti.
Tarihi ve kültürel değer taşıyan yerlerin üç boyutlu dijital ikizinin oluşturulması motivasyonuyla yola çıktıklarını anlatan Türk, bu çalışmanın son derece önemli olduğunu vurguladı.
Tarihi ve kültürel varlıkların birtakım doğal afetler veya daha farklı nedenlerden dolayı zarar görebileceğine dikkati çeken Türk, "Bu eserler zarar gördükten sonra bunların aslına uygun şekilde yeniden modellenmesi ve restorasyon çalışması için bu projeyi gerçekleştirdik. Dolayısıyla bunların üç boyutlu modelinin belgelendirilmesi çalışmalarını yaptığınız takdirde restorasyon çalışmalarına temel olmakta." dedi.
Türk, bu çalışmanın bir sonraki aşamasında sanal gerçeklik teknolojisi kullanılarak tarihi yapının dijital ortamda dünya genelindeki ziyaretçilere açılması ve koruma altındaki hassas alanların fiziksel yıpranma olmaksızın tanıtılmasına imkan sağlanmasının hedeflendiğini ifade etti.
Literatürde normalde geleneksel yersel lazer tarama yöntemleriyle tarihi yapıların ve kültürel varlıkların belgelendirilmesi çalışmalarının yapıldığını dile getiren Türk, şunları kaydetti: