Sosyal medya platformlarının "çocukların ruh sağlığına zarar verdiği" gerekçesiyle ABD'de açılan davada Meta'nın eyaletlerle 18 milyar dolarlık tarihi bir uzlaşmaya varması, küresel ölçekte çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik yasal mücadeleyi derinleştirdi.
Meta, Facebook ve Instagram'ın çocuk güvenliği açısından risk oluşturduğu iddialarıyla açılan davaları sonlandırmak adına 10 yıl içinde 18 milyar dolara kadar ödeme yapmayı ve platformlarında köklü değişikliklere gitmeyi kabul etti.
Şirket, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetmekle birlikte davanın uzamaması adına eyaletlerin gençlerin çevrim içi güvenliğine yönelik girişimlerini finanse etmek üzere bu rekor tutarı yıllık taksitler halinde ödeyecek.
Anlaşma kapsamında Meta, 18 yaş altı kullanıcılar için günlük iki saatlik ekran sınırı, gece erişim kısıtlaması, gelişmiş yaş doğrulama önlemleri ve ebeveyn kontrol araçlarını "varsayılan" olarak devreye alacak. Ancak şirket, bu koruma kalkanının şimdilik sadece ABD'deki kullanıcılar için geçerli olacağını açıkladı.
Meta ayrıca, TikTok ve YouTube gibi rakiplerine de benzer adımlar atmaları yönünde sektörel çağrıda bulundu.
Bu güvenlik önlemlerinin yalnızca ABD ile sınırlı tutulacağının açıklanması, küresel düzeyde düzenleyicileri ve siyasileri harekete geçirdi.
Avustralya İletişim Bakanı Anika Wells, söz konusu hamlenin şirketlerin istedikleri takdirde gençleri koruyabileceğini ancak bunu bugüne kadar kasıtlı olarak tercih etmediklerini net bir şekilde gösterdiğini savundu.
Avrupa Birliği (AB) Avrupa Komisyonu, Facebook ve Instagram'ın bağımlılık yapıcı tasarımı nedeniyle Mayıs 2024'te başlattığı Dijital Hizmetler Yasası ihlal soruşturmasına dikkati çekerek platform üzerindeki denetimlerin sıkılaşacağı sinyalini verdi.
İngiltere Çalışma ve Emeklilik Bakanı Pat McFadden, Meta'nın yargılanmak yerine uzlaşmayı seçmesinin dikkati çekici olduğunu belirterek, "ABD'deki çocukların buradaki çocuklardan daha yüksek düzeyde korunmasını kabul edemeyiz." dedi.
İngiltere'nin,16 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı ve dijital sokağa çıkma kısıtlamaları getirmeyi planladığı biliniyor.