GÜNCEL

Mevlana Kapı, 1600 yıllık tarihinde isimleri ve işlevleriyle değişime tanıklık etti

Anadolu Ajansının (AA) "Şehrin Tarihine Açılan Kapılar" başlıklı dosya haberinin onuncu bölümünde, İstanbul kara surları üzerinde bulunan ve farklı dönemlerde d

İstanbul
Mevlana Kapı, 1600 yıllık tarihinde isimleri ve işlevleriyle değişime tanıklık etti

Anadolu Ajansının (AA) "Şehrin Tarihine Açılan Kapılar" başlıklı dosya haberinin onuncu bölümünde, İstanbul kara surları üzerinde bulunan ve farklı dönemlerde değişen isimlerinin yanı sıra ulaşım, savunma ve ticaret açısından da önemli işlevler üstlenen Mevlana Kapı'nın hikayesi ele alındı.

Doğu Roma döneminde "Rhesium" ya da "Rhegion" adıyla anılan kapı, 5. yüzyılda inşa edilen Theodosius Surları'nın önemli geçiş noktalarından biri oldu. Osmanlı döneminde "Yenikapı" veya "Bab-ı Cedid" olarak anılan kapının dışındaki alanda 1597'de Yenikapı Mevlevihanesi kuruldu. Kapı da zamanla "Bab-ı Mevlevihane", "Mevlevihane Kapısı" ve "Mevlevihane Yenikapısı" isimleriyle anıldı. Mevlevihane başlangıçta adını Yenikapı'dan alırken zamanla bu kez kapının adı dergahla özdeşleşti ve "Mevlevihane Kapısı" olarak kullanıldı. Bu isim daha sonraki dönemde halkın kullanımında değişerek günümüzde geçişe açık olan "Mevlana Kapı" halini aldı.

Akademisyen ve sanat tarihçisi Yasin Saygılı, AA muhabirine, Mevlana Kapı'nın Doğu Roma döneminde "Rhegion Kapısı" adıyla bilindiğini söyledi. Kapının o dönemde şehrin ana geçiş noktalarından biri olduğunu belirten Saygılı, yapının sur dışındaki yerleşimlerle ulaşımın sağlanmasında önemli rol üstlendiğini anlattı.

Saygılı, kapının 5. yüzyılda geçirdiği onarımlara ilişkin şunları söyledi:

"Burası büyük bir kapı normalde. Özellikle 5. yüzyılda Theodosius döneminde Balkanlar’dan Hunlar hızlıca gelirken büyük bir deprem oluyor ve şehir kapısı yıkılıyor. Bunun üzerine bir an önce yapmak istiyorlar kapıyı ve 60 gün içerisinde kapıyı tamamladıktan sonra bu da enteresandır, pagan döneme ait olan bir gönderme yaparak İmparator Theodosius döneminde Vali Konstantin tarafından bu kapı 60 günde yapıldı, 'Bu Athena'nın bile yapamayacağı bir iştir' diye bir nevi mitolojik olarak geçmiş döneme bir gönderme yapılıyor Hristiyan bir imparator döneminde."

Kapının sıradan bir tali geçitten farklı olduğunu dile getiren Saygılı, "O bakımdan o dönemde ana kapılardan bir tanesi burası ve şehrin dışarıyla olan iletişimini, ulaşımını sağlayan büyük kapılardan birisi. Normal tali yan kapılardan farklı olarak buranın önündeki hendeklerden dolayı açılır kapanır bir kapı olduğuna dair elimizde de çeşitli bilgiler günümüze gelmiş durumda. Yani bir hendeğin üzerinde bir kapı açılıyor, iniyor ve öyle tekrardan kalkarak ulaşım sağlanıyor o dönemler." dedi.

Osmanlı döneminde kapının "Bab-ı Cedid", yani "Yeni Kapı" olarak adlandırıldığını aktaran Saygılı, bu isimle ilgili IV. Murad dönemine atfedilen bir rivayetin de anlatıldığını belirtti.

Saygılı, rivayete göre 17. yüzyılda IV. Murad'ın bir kayığa bindiğini, cezalandırmak istediği falcıya şehre hangi kapıdan gireceğini sorduğunu ve "Şehre gireceğim kapının ismini bilirsen seni serbest bırakırım." dediğini aktardı.

Falcının "Kapıdan girince bu kağıdı açın Hünkarım." diyerek padişaha bir kağıt verdiğini belirten Saygılı, şunları söyledi:

"Padişah sırf falcıya ceza vermek için yeni bir kapı açtırıyor ve kapıdan girdikten sonra elindeki kağıdı açıyor. Bir de bakıyor ki kağıtta 'Yeni kapınız hayırlı olsun Hünkarım' diye bir yazı var. Bunun üzerine falcıyı affedip, kapının adını 'Yeni Kapı' koyuyor. İsminde bir hikaye mevcuttur. Tabii ki bu kapı ismi güzel bir hikaye ama doğru değil."

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/mevlana-kapi-1600-yillik-tarihinde-isimleri-ve-islevleriyle-degisime-taniklik-etti

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI