GÜNCEL

Milli İstihbarat Akademisi "Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye" başlıklı rapor yayımladı

MİA Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, rapordaki önsözde, uluslararası güvenlik ortamının giderek öngörülebilirlikten uzaklaştığını, Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsr

Ankara
Milli İstihbarat Akademisi "Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye" başlıklı rapor yayımladı

MİA Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, rapordaki önsözde, uluslararası güvenlik ortamının giderek öngörülebilirlikten uzaklaştığını, Rusya-Ukrayna Savaşı ile ABD-İsrail ve İran Savaşı'nın güvenliğin artık yalnızca askeri kapasiteyle üretilemeyeceğini açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

NATO'nun da bu dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten Köse, Ankara Zirvesi'nin NATO'nun yeni güvenlik çağında nasıl bir ittifak olmak istediğini gösterecek stratejik bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

Köse, ayrıca NATO 3.0'ın başarısının, stratejik özerklik arayışlarının kolektif caydırıcılığı ve dayanıklılığı güçlendiren bir unsur olarak yönetilebilmesine bağlı olduğuna dikkati çekti.

“Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı raporumuz yayımlandı. 📣🌍 NATO değişen güvenlik ortamına nasıl uyum sağlayacak?🛡️ NATO 3.0 tartışmaları hangi başlıklar etrafında şekilleniyor?🇹🇷 Türkiye, İttifakın yeni güvenlik mimarisinde nasıl bir rol… pic.twitter.com/p2twcKLKYP

— Milli İstihbarat Akademisi (@miaedutr) July 3, 2026

MİA'nın raporunda, uluslararası güvenlik paradigmasının Soğuk Savaş sonrasının görece öngörülebilir yapısından uzaklaşarak çok eksenli, hibrit ve yüksek belirsizlik içeren yeni bir rekabet ortamına evrildiği ifade edildi.

Büyük güç rekabetinin sertleşmesi, Çin'in teknolojik ve ekonomik yükselişi ile Rusya-Ukrayna ve ABD-İsrail-İran Savaşı'nın ortaya çıkardığı askeri ve jeopolitik kırılmaların güvenlik anlayışını köklü biçimde değiştirdiği belirtilen raporda, bu dönüşümün en önemli sonucunun ise güvenliğin artık yalnızca askeri kapasite ve sınır savunması üzerinden tanımlanamaz hale gelmesi olduğu aktarıldı.

Raporda, yeni güvenlik ortamında tehditlerin coğrafya, konu ve aktör bakımından çeşitlendiği, askeri, ekonomik, teknolojik, toplumsal ve bilişsel boyutların birbirinden ayrışmayan bütünleşik bir güvenlik mimarisine dönüştüğü kaydedildi.

Bu çerçevede hibrit tehditlerin güç rekabetinin kalıcı araçları haline geldiği belirtilen raporda, siber saldırılar, dezenformasyon, enerji baskısı ve kritik altyapılara yönelik sabotajların stratejik sonuçlar ürettiği anlatıldı.

Raporda, bu gelişmeler doğrultusunda bilişsel güvenlik ile toplumsal dayanıklılığın ulusal ve kolektif güvenliğin ayrılmaz unsurları haline geldiği vurgulandı.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/milli-istihbarat-akademisi-ankara-zirvesi-nato-30-tartismalari-ve-turkiye-baslikli-rapor-yayimladi

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI