MİA'nın raporunda, savaşın yalnızca askeri açıdan değil yapay zeka destekli sistemler, elektronik harp, kritik altyapı güvenliği, enerji arz güvenliği, bilişsel savaş, toplumsal dayanıklılık ve diplomatik dengeler bakımından da yeni bir döneme işaret ettiği vurgulandı.
Rapordaki önsözde Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, MİA tarafından daha önce yayımlanan "12 Gün Savaşı" raporunda çatışmanın devam edebileceği ve bölgeselleşebileceği yönündeki öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiğine dikkat çekti.
Köse, yeni savaşın özellikle ABD'nin doğrudan sürece dahil olmasıyla birlikte askeri doktrinler, yeni teknolojiler, istihbarat operasyonları, enerji güvenliği, sosyal dayanıklılık ve iletişim stratejileri gibi birçok alandaki dönüşümü daha görünür hale getirdiğini ifade etti.
Raporda ayrıca, savaş sürecinde gözlemlenen askeri teknolojiler, doktrinel sınamalar, siyasi ve jeopolitik etkiler ile Türkiye açısından ortaya çıkan sonuçların kapsamlı biçimde ele alındığı belirtildi.
“Askeri ve Jeopolitik Perspektiften ABD/İsrail-İran Savaşı ve Türkiye” başlıklı raporumuz yayımlandı.📣⚔️ Savaşın kaderini artık cephedeki güç mü, veri ve teknoloji üstünlüğü mü belirliyor?🚀 Dronlar, füzeler ve hava savunma sistemleri savaşın seyrini nasıl değiştiriyor?📡… pic.twitter.com/7Gk5iZz0DU
— Milli İstihbarat Akademisi (@miaedutr) May 20, 2026
Raporda, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın modern harp ortamının platform merkezli anlayıştan veri, ağ, üretim kapasitesi ve operasyonel sürdürülebilirlik eksenli yeni bir yapıya evrildiğini gösterdiği ifade edildi.
Yapay zeka destekli sistemlerin istihbarat, gözetleme ve keşif faaliyetleri, hedef tespiti, önceliklendirme ve hava savunma süreçlerinde yoğun biçimde kullanılmasının karar alma döngülerini dramatik biçimde hızlandırdığına vurgu yapılan raporda, bu durumun, modern savaşta karar üstünlüğünün yalnızca insan kapasitesiyle değil, veri işleme, algoritmik analiz ve gerçek zamanlı entegrasyon kapasitesiyle şekillendiğini ortaya koyduğu belirtildi.
Raporda, elektromanyetik spektrum hakimiyetinin modern hava gücünün ayrılmaz parçası haline geldiği vurgulandı. Radar sistemleri, veri bağları, SATCOM altyapısı, elektronik harp kabiliyeti ve iletişim ağlarının savaşın sonucu üzerinde doğrudan belirleyici olduğu ifade edildi.
Görünmeyen dijital ve elektromanyetik katmanın, geleceğin savaşlarında fiziksel çatışma sahası kadar kritik hale geldiğine dikkatin çekildiği raporda, savaşın geçilemez hava savunma şemsiyesi anlayışının sürdürülebilir ve mutlak olmadığını ortaya koyduğu ifade edildi.