Anadolu Ajansının "İstanbul'un Han ve Çarşıları" başlıklı dosya haberinin ikinci bölümünde, Tarihi Yarımada'nın en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Mısır Çarşısı'nın geçmişi, bugünkü ticari hareketliliği ve İstanbul ekonomisindeki yeri ele alındı.
Tarihi Yarımada'nın önemli simgelerinden Mısır Çarşısı, Osmanlı döneminden bu yana sürdürdüğü ticari işleviyle İstanbul'un ekonomik ve kültürel yaşamındaki yerini koruyor.
Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul'un dünyanın en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirterek, geçmişten bugüne Mısır Çarşısı'nın iktisadi sistemin üretim yapısının, ulusal ve uluslararası ticaret ağlarının merkezinde yer aldığını söyledi.
Yılmaz, çarşının en önemli özelliğinin baharat ticareti olduğunu, genel tüketim mallarının uzun yıllar Mısır üzerinden İstanbul'a ulaştırılması nedeniyle yapının "Mısır Çarşısı" olarak anıldığını ifade etti.
Çarşının yalnızca İstanbul'a değil, Anadolu ve Rumeli'deki ticaret hayatına da yön verdiğini dile getiren Yılmaz, "Uzak Doğu'dan gelen baharatlar önce Mısır Çarşısı'na getirilir, burada esnafa eşit şekilde dağıtılırdı. Sadece İstanbul'daki esnafa değil, Anadolu ve Rumeli'deki tüccarlara da toptan olarak gönderilirdi. Bu yönüyle son derece önemli bir ticaret merkeziydi." dedi.
Yılmaz, Mısır Çarşısı'nın İstanbul halkının temel ihtiyaçlara erişimini kolaylaştıran bir merkez olarak da işlev gördüğünü, şehrin ortasında kurulmasının da tüketicilerin ihtiyaç duydukları ürünlere ulaşmasını kolaylaştırdığını ifade etti.
Cumhuriyet döneminde çarşının önemli değişimler geçirdiğini belirten Yılmaz, 1940'ta meydana gelen büyük yangının ardından yapının işlevini kaybettiğini, daha sonra 1943 yılında restore edilerek yeniden hizmete açıldığını söyledi.
Yılmaz, 2000'li yıllarda yapılan kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından 2018'de bugünkü görünümüne kavuşan çarşının yalnızca tarihi bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Burası sadece tuğladan ve kubbelerden oluşan bir yapı değil, kültürümüzü ve tarihimizi markalaştıran, İstanbul'un dışına taşıyan önemli bir merkez olarak görülmeli." dedi.
Yılmaz, dünyanın farklı bölgelerinde benzer ticaret merkezlerinin bulunduğunu, Mısır, Şam ve Balkan coğrafyasındaki benzer çarşıların da Osmanlı ticaret sisteminin ürünü olduğunu belirterek, bu tarihi mirasın korunmasının önem taşıdığını söyledi.
Mısır Çarşısı Esnafları Yardımlaşma ve Koruma Derneği Başkanı Sami Koyuncu da çarşının 1640'lı yıllarda hizmete girdiğini ve Osmanlı döneminde yurt dışından gelen gemilerin taşıdığı ürünlerin satışının yapıldığı merkezlerden biri olan çarşının gelirlerinin Yeni Cami ve vakıfların finansmanında kullanıldığını, bugün de aynı vakıf geleneğinin sürdürüldüğünü söyledi.