Mısır, binlerce yıllık firavun mirasının yükseldiği Giza Platosu'ndan Kızıldeniz'in renkli su altı dünyasına uzanan mirasıyla, ziyaretçilerine hem insanlık tarihinin en eski uygarlıklarından birinin izini sürme hem de dünyanın en zengin deniz ekosistemlerinden birini keşfetme imkanı sunuyor.
Mısır, dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçileri yalnızca piramitleriyle değil, geçmişle bugünü bir araya getiren kültürel mirası ve doğal zenginlikleriyle de karşılıyor.
Başkent Kahire yakınlarında bulunan Büyük Mısır Müzesi, ülkenin binlerce yıllık tarihine ışık tutan eserleri modern mimariyle buluşturuyor.
Devasa giriş holü, yüksek tavanlı galerileri ve firavunlar döneminden bugüne ulaşan binlerce eseriyle müze, ziyaretçilerini antik Mısır'ın görkemli geçmişine yolculuğa çıkarıyor.
Müzenin geniş camlarından bakıldığında ise dünyanın en tanınmış tarihi yapıları arasında yer alan Giza Piramitleri tüm ihtişamıyla görülebiliyor. Bir tarafta modern müze yapısı, diğer tarafta yaklaşık 4 bin 500 yıldır ayakta duran piramitler, geçmiş ile bugünü aynı karede buluşturuyor.
Firavun heykelleri, taş sütunlar, lahitler ve gündelik yaşama ilişkin eserler arasında dolaşan ziyaretçiler, Nil Nehri kıyısında şekillenen büyük uygarlığın izlerini adım adım takip ediyor.
Müzenin en ilgi gören bölümlerinden birini ise Firavun Tutankamon'a ayrılan galeriler oluşturuyor. Antik Mısır'ın en tanınan hükümdarları arasında yer alan Tutankamon'un mezarında bulunan eserlerin önemli bölümü müzede sergileniyor.
Altın işlemeli cenaze maskesiyle dünya çapında ün kazanan firavuna ait takılar, tören eşyaları, mobilyalar ve günlük yaşamda kullanılan objeler, yaklaşık 3 bin 300 yıl önceki dönemin ihtişamını bugüne taşıyor.
Aynı galeride bir araya getirilen yüzlerce eser, ziyaretçilere genç yaşta hayatını kaybeden firavunun yaşamına ve ölüm sonrası yolculuğuna ilişkin kapsamlı bir bakış sunuyor.
Kahire'nin güneyindeki Sakkara Antik Kenti ise Mısır tarihinin en önemli arkeolojik alanları arasında yer alıyor.