GÜNCEL

Müzisyen Ammar Acarlıoğlu, müzik ve yapay zekayla ilgili düşüncelerini AA'ya anlattı

Müzisyen Ammar Acarlıoğlumüzik yolculuğu, eserleri ve müzik sektörü hakkındaki düşüncelerini AA'ya anlattı. Üsküdar'da 1985'te dünyaya gelen Acarlıoğlu, ailesin

Ağrı
Müzisyen Ammar Acarlıoğlu, müzik ve yapay zekayla ilgili düşüncelerini AA'ya anlattı

Müzisyen Ammar Acarlıoğlumüzik yolculuğu, eserleri ve müzik sektörü hakkındaki düşüncelerini AA'ya anlattı.

Üsküdar'da 1985'te dünyaya gelen Acarlıoğlu, ailesinin Kilisli olduğunu, çocukluk ve gençlik yıllarının önemli bir bölümünü de Kilis'te geçirdiğini belirtti.

Acarlıoğlu, eğitim amacıyla İstanbul’a geldiğini ve Kadıköy Müftülüğüne bağlı çalışmalar yürüttüğünü aktararak, müziğinin yaşamında karşılaştığı olaylardan beslendiğini ifade etti.

Yaklaşık 20 yıldır profesyonel olarak müzikle uğraştığını kaydeden Acarlıoğlu, bu süreçte manevi ve toplumsal temalı eserler üretmeyi sürdürdüğünü dile getirdi.

Son dönemde yayımladığınız eserler sizin hayatınızda nasıl bir dönemi temsil ediyor?

Bu eserler, her birisinin altında bir alt başlığı olan eserlerdir. Bunlarla alakalı bizlerin en çok etkilendiği dönem, biliyorsunuz ki dünya üzerinde yani şöyle baktığımız zaman aslında hiç bitmeyen bir doğru ve yanlış ilişkisi var. Yani bunu sadece insan hakları üzerinden ya da bir coğrafya üzerinden değerlendirmeden, yaşanabilir bir dünya, her insan için eşitlik ve adalet ilkelerinin doğru şekilde ölçeklendiği bir anlayış olarak görüyoruz. Bu doğrultuda bizim de katkı sunmak istediğimiz çalışmalar bunlar.

Eserlerin tarzı da tadı da kokusu da bunu taşımakta. Biraz daha özgürlükler, insan hakları, hürriyet ve en önemlisi her şeyden önce inandığımız değerler. Yani ayağımızın bastığı nokta, bu kadim inanışın, görüşün, inancın taşıdığı değerlerle birlikte kendisini ifade eder.

Bir eseri hazırlarken önce söz mü gelir, melodi mi? Yoksa sizi harekete geçiren bir duygu mu olur?

Aslında teknik olarak baktığımızda eserin önce ya sözü ya da bestesi hayat bulur. Anadolu'da genelde insanın yüreğine, bam teli dediğimiz o noktaya dokunduğu anda her ikisinin de hayat bulduğu bir güzergah belirlenir eserle alakalı. Ancak bazı zaman öyle sözler, ifadeler, şiirler ya da dizelerle karşılaşıyorsunuz ki sanki içerisinde bestesi saklı gibi geliyor ve bunu siz ortaya çıkartıyorsunuz. Michelangelo'nun "Mermerin içerisinde aslında bu vardı, ben bunu ortaya çıkarttım." dediği gibi. Belki de sanat dediğimiz şey bu olsa gerek.

Bazen de bir melodi yakalar sizi, bir melodinin peşinden gidersiniz ve o melodinin nota dizilimi ya da hissettirdiği makamsal örgüsü bir sözü çağrıştırır. Bu söz ne olmalı, nasıl bir şey olmalı? Hüzünlü mü buruk mu yoksa sizi yeniden ayağa kaldıracak bir dizilim mi. Bunlarla birlikte oluşuyor aslında bir çalışma. Bana sorarsanız ben her iki taraftan, aslında üç taraftan da yani teknik olarak da müziği bu şekilde işleyip, nakış edip sunmayı tercih ediyorum.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/muzisyen-ammar-acarlioglu-muzik-ve-yapay-zekayla-ilgili-dusuncelerini-aaya-anlatti

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI