GÜNCEL

Müzisyen Görkem Şen yeni seslerin peşinde kendi enstrümanlarını keşfetti

Şen, yıllar içinde geliştirdiği ilk özgün müzik aleti "yaybahar" başta olmak üzere kullandığı enstrümanlarla geleneksel çalgıların ses karakterini elektronik ve

Muş
Müzisyen Görkem Şen yeni seslerin peşinde kendi enstrümanlarını keşfetti

Şen, yıllar içinde geliştirdiği ilk özgün müzik aleti "yaybahar" başta olmak üzere kullandığı enstrümanlarla geleneksel çalgıların ses karakterini elektronik ve çağdaş müzik yaklaşımlarıyla bir araya getiriyor.

Müziği yalnızca bir performans alanı olarak görmeyen Şen, farklı kültürlerin seslerini, geleneksel çalgılarını ve müzikal ifade biçimlerini araştırarak bunları kendi özgün yorumuyla yeniden ele alıyor. Doğaçlamaya dayalı performanslarıyla da öne çıkan sanatçı, tek bir enstrümanın ya da müzik türünün sınırları içinde kalmadan, sesin kendisini keşfetmeye odaklanıyor.

Tamamen akustik yapısıyla dikkati çeken yaybaharda, tellerde oluşan titreşimler spiral yaylar aracılığıyla membranlara aktarılıyor ve ses herhangi bir elektrik ya da elektronik sistem kullanılmadan oluşuyor. Şen'in 2009'dan bu yana sürdürdüğü araştırma ve deneyler sonucu geliştirdiği enstrüman, teller ile gövde arasında kurulan özgün köprü sistemiyle alışılmışın dışında bir ses deneyimi sunuyor.

Yaybahar, Şen'in geliştirdiği ve "Bahar ailesi" olarak adlandırdığı daha geniş enstrüman sisteminin de temelini oluşturuyor. Yaybaharın sıra dışı tınısı uluslararası yapımlarda da yer aldı. Hans Zimmer, Anze Rozman ve Kara Talve'nin müziklerini hazırladığı Apple TV+'da yayınlanan "Prehistoric Planet" belgesel dizisinde özel tasarım enstrümanlara da yer verildi. Dizinin müzikleri 2023'te belgesel dizisi dalında Emmy adaylığı aldı.

Görkem Şen, müziğe başlama hikayesini, yaybaharın ortaya çıkışını ve kendi enstrümanlarını tasarlama sürecini AA muhabirine anlattı.

Henüz 13 yaşındayken bir kaza sonucu beyin kanaması geçirdiğini ve bir yıl hareketsiz kaldığını aktaran Şen, bu sürecin ardından ablasının gitarıyla müziğe başladığını belirterek, "Bir arkadaşım kendi bestelediği şarkıyı bana söyledi ve bundan çok etkilendim. Orada benim için yeni bir sayfa açıldı. Kendi şarkılarımı söylemek için kendimi aramaya başladım. Yeni ne söylenebilir ve yeni sesler üzerine bir arayıştı bu." dedi.

Daha sonra farklı enstrümanlar çaldığını dile getiren Şen, şunları kaydetti:

"Hep merakla devam eden, bilgisayar ortamı, elektronikler ve yöresel enstrümanları deneyimlediğim bir süreç oldu. Elektronik ve akustik olarak çok fazla deney yaptım. Hem beste hem de yeni seslerle ilgili deneylerden sonra 'Daha yeni ne olabilir?' arayışıyla dünya enstrümanlarını ve dünya müziklerini keşfetme sürecim oldu. 4-5 sene dünyadaki geleneksel müzikleri ve enstrümanları araştırdıktan sonra geleneksel enstrümanlardan aldığım ilhamla 'Yeni bir enstrüman tasarlanabilir mi?' sorusu oldu kafamda. Çünkü kendi özgün müziğimi yaratmak istiyordum. Kendi özgün müziğimi yaratmanın en iyi yollarından biri de kendime özgü enstrümanları tasarlamaktı."

Bir süre ses mühendisliğine yönelse de müziğin yaratıcı tarafında yer almak istediği için Bilgi Üniversitesi'nde burslu olarak müzik eğitimi aldığını dile getiren Şen, üniversitedeki eğitimin ufkunu genişlettiğini, kendi tasarladığı enstrümanlardan oluşan bir orkestra kurma hayaliyle çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı.

Şen, kendi enstrümanını tasarlama hikayesinin çok katmanlı bir yolculuk olduğunu söyleyerek, "Hayatıma tesir eden rüyalar var. Daha yaybaharı üretmeden çok önce onun sesini duyduğum rüyalarım var. Aslında Sufi İnayat Han'ın 'Müzik-İnsan ve Evren Arasındaki Köprü' kitabı, beni enstrüman yapmaya itti. 'Müziğin ilahi bir yönü var.' diyen ve ruhumu değiştiren bir kitaptı. Bu kitaptan sonra müziğin kutsallığına inandım." diye konuştu.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/muzisyen-gorkem-sen-yeni-seslerin-pesinde-kendi-enstrumanlarini-kesfetti

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI