Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin İstanbul ayağı kapsamında açılan serginin küratörlüğünü Ayşe Kalyoncu Cumur üstleniyor.
Kırk hikayeden oluşan sergide insanın hakikat, sevgi, arzu, korku ve kendini tanıma arayışı, farklı karakterler ve anlatılar üzerinden ele alınıyor.
Nacer Khemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Bab'Aziz" filminin ardından sinemanın çok fazla zaman ve maddi kaynak gerektirdiğini düşünerek tasavvufi ve felsefi hikayeleri bir araya getirmeye yöneldiğini belirtti.
Bu hikayeler aracılığıyla Khemir, "düzeni bozulmuş bu dünyada hayata biraz anlam vermek" istediğini söyledi.
Hikayelerin cevap vermekten ziyade sorular yönelttiğini ifade eden Khemir, "Bunlar, cevap veren hikayeler değil soruya yönlendiren hikayeler." dedi.
Khemir, bu hikayelerin hem çocuklar hem de yetişkinler için faydalı olabileceğine işaret ederek, bunların yayımlanabileceğini ve farklı mecralarda değerlendirilebileceğini anlattı.
Etkinliğin Türkiye'deki ilk sergisi olduğunu, sinemacı olmadan önce ressam olduğunu dile getiren Khemir, "Çok sayıda resmim var. Burada gösterdiklerim resimlerim değil hikayelerin illüstrasyonları. Bunlar, çok farklı bir çalışma." diye konuştu.
Nacer Khemir, resmin sinema anlayışını da etkilediğini ve diğer sinemacılardan farklı bir sinema tarzını öğrettiğini anlattı.
Türkiye'de ileride resim ve heykellerinden oluşan kişisel sergi açmayı istediğini belirten Khemir, özellikle İstanbul'da resim sergisi düzenlemeyi arzu ettiğini söyledi.
Tunus'ta da ressam kimliğiyle tanındığını anlatan Khemir, geçen yıl yayımlanan ve ülkedeki ressamların atölyelerini konu edinen kitapta 40 sanatçı arasında yer aldığı bilgisini verdi.