NATO Parlamenter Asamblesi (PA) Genel Sekreteri Benedetta Berti, Ankara'da 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi ve öncesinde yarın ve 29 Haziran'da İstanbul'da yapılacak NATO Parlamenter Zirvesi vesilesiyle AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
NATO'nun evriminin çok önemli bir aşamasında bulunduğunu belirten Berti, "Öncelikle güvenlik ortamı açısından bakarsak, müttefiklerin 2022'de kabul ettiği son NATO Stratejik Konsepti'nde de belirtildiği gibi, Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana karşı karşıya kaldığımız en karmaşık ve en tehlikeli güvenlik ortamındayız." dedi.
Berti, Ukrayna'daki savaş, sabotajlar, deniz altı kablolarının kesilmesi, istikrarsızlaştırma kampanyalarına kadar uzanan kalıcı hibrit tehditlerle karşı karşıya bulunulduğunu, aynı zamanda Orta Doğu'dan İttifak'ın doğu komşuluk bölgesine kadar yayılan çevrede de istikrarsızlığın hakim olduğunu dile getirdi.
Bununla birlikte NATO'nun duruşunun Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana hiç olmadığı kadar güçlü olduğuna işaret eden Berti, "Çünkü yeni savunma planlarımız var. Avrupa'daki müttefikler ve Kanada, 2017'den bu yana savunmaya 1 trilyon dolar ilave yatırım yaptı. Dolayısıyla veriler güçlendiğimizi gösteriyor ancak güvenlik ortamının da son derece kırılgan ve değişken olduğu bir gerçek." diye konuştu.
Berti, bu güvenlik ortamında Türkiye'nin önemine dikkati çekerek, "Türkiye, 1952'den bu yana yani 70 yılı aşkın süredir NATO müttefikidir. Bu nedenle İttifak'ın temel üyelerinden biridir. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Türkiye ziyaretinde de hatırlattığı gibi Türkiye, GSYİH'sinin yüzde 2'sinden fazlasını savunmaya harcıyor ve inanılmaz savunma kapasitesine sahip." dedi.
Türk ordusunun son teknolojiyle donatılmış olduğuna işaret eden Berti, "NATO ittifakı için nakit ve yetenekler, inanılmaz derecede önemlidir. Katkılara baktığımızda ise Türkiye'nin Batı Balkanlar'dan NATO Irak Misyonu kapsamında terörle mücadeleye, caydırıcılık ve savunma duruşunun güçlendirilmesine kadar birçok NATO görev ve operasyonuna önemli katkılar sunduğunu görüyoruz. Biz, NATO'da üç temel ölçüte bakıyoruz: Kaynak, kabiliyet ve katkı. Bu üç başlığın tamamında Türkiye'nin güçlü bir müttefik olduğunu açıkça görebilirsiniz." ifadelerini kullandı.
Parlamentolar arası işbirliğine de değinen Berti, "Asamble'de çok güçlü bir Türk parlamento heyeti bulunuyor. Türk milletvekilleri, çalışmalarımıza aktif biçimde katılıyor hatta birkaç gün içinde İstanbul'a gidiyoruz. Burada TBMM'nin ev sahipliğinde NATO müttefiklerinin tüm parlamento başkanlarını bir araya getireceğimiz bir zirve düzenleyeceğiz. Bu da Türkiye'nin NATO Parlamenter Asamblesi'nde (NATO PA) ne kadar aktif rol oynadığını gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Berti, Ankara Zirvesi'ne ilişkin temel beklentisinin "uygulama"ya geçilmesi olduğunu söyledi.
Berti, bu gereksinimi şöyle özetledi:
"Öncelikle geçen yıl müttefiklerin 2035'e kadar savunma ve güvenlikle bağlantılı harcamalarını GSYH'nin yüzde 5'ine çıkarma yönünde aldığı tarihi kararın hayata geçirilmesi açısından ilk sınav, ülkelerin savunma bütçelerini her yıl artırıp artırmadığı olacak. Ankara'daki başarının ilk göstergesi de savunmaya daha fazla yatırım yapmayı sürdürdüğümüzü ortaya koymak olacak. İkinci sınav ise yalnızca daha fazla para harcamak değil bu kaynakları somut ve eksiksiz askeri kabiliyetlere dönüştürmek olacak yani yapılan savunma yatırımlarının daha güçlü askeri yeteneklere dönüşmesini göstermek önemli olacak. Bununla bağlantılı olarak zirvede transatlantik ittifak genelinde savunma sanayisi altyapısını