GÜNCEL

NATO'da tarihi eşik: Ankara Zirvesi

SETA Vakfı Savunma Araştırmacısı Rıfat Öncel, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin açıklamaları kapsamında Ankara Zirvesi'nin önemini kaleme aldı. Ankara’da 7-8

Ankara
NATO'da tarihi eşik: Ankara Zirvesi

SETA Vakfı Savunma Araştırmacısı Rıfat Öncel, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin açıklamaları kapsamında Ankara Zirvesi'nin önemini kaleme aldı.

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek olan NATO Liderler Zirvesi, ittifakın değişim sürecinin kritik bir adımını teşkil edecek. Günümüz güvenlik ortamında NATO hem askeri hem de siyasal açıdan çeşitli sınamalarla karşı karşıya kalıyor. Yakın dönemdeki savaşların karakteristiği, ittifakın askeri kabiliyetlerinin sorgulanmasına yol açarken, transatlantik ilişkilerde ortaya çıkan gerginlik ise müttefikler arasındaki siyasal dayanışmanın zedelenmesine neden oldu.

Şubat 2022'de başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı ile askeri yeteneklerin güçlendirilmesine gayret edilse de söz konusu çaba halen yeterli seviyede görülmüyor. Bunun yanı sıra Ocak 2025'te Donald Trump'ın ABD Başkanlığı görevini üstlenmesiyle, transatlantik ilişkilerde dozu her geçen gün artan bir ayrışma oluşmuş durumda. Dolayısıyla, Ankara Zirvesi söz konusu problemlerin üstesinden gelinmesi hususunda kritik bir işlev görecek.

Geçtiğimiz yıllarda başlayan ve son bir senedir hız kazanan NATO'nun değişimi ve hatta dönüşümü tartışmaları Ankara Zirvesi'nin müstesna bir önem kazanmasına neden oldu. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara Zirvesi için "Bence gerçekten çok önemli, hatta belki Lahey Zirvesi'nden bile daha önemli." ifadelerini kullanırken, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise açıklığa kavuşturulması ve çözülmesi gereken meselelerin olduğuna dikkat çekerek bu zirvenin tarihin en önemli zirvesi olabileceğini ifade etti.

Tüm bunların arkasında ittifakın değişen güvenlik ortamına karşı adaptasyon sürecinde yatan dinamikler yer alıyor. Geçtiğimiz yıl Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) oranla yüzde 5'e çıkarılması gibi önemli kararlar alındı. Ancak artık müttefiklerin yalnızca savunma bütçelerini yükseltmeleri yeterli görülmüyor, aynı zamanda direkt olarak muharip yeteneklerin güçlendirilmesi bekleniyor. Dolayısıyla, bu seneki zirvede NATO'nun daha yapısal dönüşümünü ilgilendirebilecek hususların yer alması beklenebilir. Bu durum en açık şekilde önce ABD'li üst düzey yetkililerin, sonrasında ise Rutte'nin NATO 3.0 vurgularında görülmüştür.

NATO 3.0, ittifakın "gereksiz" görev ve operasyonlardan ziyade katı bir askeri güçle savunma ve caydırıcılığının sağlamlaştırılmasını niteliyor. ABD tarafı, buradaki zayıf halkayı Avrupa ve özellikle Batı Avrupa olarak görüyor. Dolayısıyla, NATO 3.0 bir yanıyla Avrupalı müttefiklerin ABD'ye ihtiyaç duymadan konvansiyonel savunma ve caydırıcılık kapasitesine ulaşmalarını temsil ediyor. Bu değişim yoluyla ABD, kıtadaki birliklerini çekebileceğini ve arka planda nükleer caydırıcılıkla desteklenen bir emniyet görevi yürütebileceğini düşünüyor. Ankara Zirvesi, bu düşünceler etrafında atılacak adımların kapsamının belirlenmesi ve yol haritasının çizilmesi bakımından kritik bir eşik potansiyeli taş

Geçtiğimiz yıllarda gerek Rusya-Ukrayna Savaşı gerekse de Orta Doğu'daki istikrarsızlıklar Türkiye'nin NATO içindeki konumunu yükseltirken, Avrupa güvenliği içinde oynaması beklenen rolü de artırdı. Steadfast Dart-26 gibi tatbikatlara yüksek profilli katılım, NATO müttefikleri topraklarında başta mühimmat sektörü olmak üzere savunma üretim hatlarının açılması, birçok Avrupalı müttefikle derinleşen savunma sanayii işbirliği ve genel manada Türkiye’nin milli savunma yatırımlarındaki artış bu değişimi karakterize eden unsurlar arasında bulunuyor.

Türkiye milli ölçekte gerçekleştirdiği askeri modernizasyon ile NATO hedefleriyle uyum içinde. Türkiye'nin savunma harcamaları halihazırda yüzde 2,33 civarında seyrederken Lahey'de 2035 yılı için verilen yüzde 5 savunma harcaması hedefine daha kısa sürede ulaşılması bekleniyor. Yine kritik bir gösterge olan ekipman harcamalarında da durum benzer şekilde bulunuyor. NATO, 2014'te savunma harcamaları kapsamında yüzde 20 ekipman alımı payı hedeflerken, Türkiye'nin savunma harcamaları içindeki ekipman harcaması payı 2014 ile 2025 arasında yüzde 25'in altına hiç düşmedi.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/natoda-tarihi-esik-ankara-zirvesi

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI