The New York Times gazetesinin İç Güvenlik Bakanlığının hazırladığı eğitim materyallerine dayandırdığı habere göre, Trump yönetimi, göçmenlerin siyasi görüşlerini yeşil karta başvuru süreçlerinde inceleyecek.
ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetlerinden (USCIS) göçmenlik yetkililerine martta dağıtılan bu materyallere göre, üniversite kampüslerinde Filistin'e destek gösterilerine katılan, sosyal medyada İsrail'i eleştiren paylaşımlar yapan, ABD bayrağına "saygısızlık eden" kişilerin yeşil kart başvurusunun "ağırlıklı olarak olumsuz" değerlendirilmesi teşvik ediliyor.
Yeşil kart başvurusunun reddedilmesi için etkenler arasında örnek olarak "Filistin'e yönelik İsrail terörüne son verin." yazılı ve üzerine çarpı konulmuş İsrail bayrağı içeren bir sosyal medya paylaşımı yer aldı.
Ayrıca göçmenlik yetkilileri, başvurularda özellikle 2024'te dünya geneline yayılan, üniversitelerdeki Filistin gösterilerine katılan ve "ABD karşıtı ve antisemitik faaliyetlerde bulunduğu" savunulan kişilere odaklanmaları için teşvik edildi.
"Antisemitik" sosyal medya gönderilerine örnek olarak, haritada "İsrail"in üstü çizilerek "Filistin" yazan veya "İsraillilerin Gazzelilerin yaşadıklarını yaşaması gerektiğini" ifade eden paylaşımlar yer aldı.
ABD bayrağını yakanlara yönelik Trump'ın geçen yıl imzaladığı başkanlık kararnamesine atıfta bulunularak "bayrağa saygısızlık" da yeşil kart başvurusunda dikkate alınacak hususlardan biri olarak gösterildi.
Ancak bayrak yakmak, ABD anayasası kapsamında "sembolik siyasi görüş ifade etme" yollarından biri olarak korunuyor.
USCIS yetkilisi Zach Kahler, "ABD'den nefret ediyorsanız burada yaşamayı talep etme hakkınız yok." diyerek Trump yönetiminin politikalarını savundu.
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Abigail Jackson, Trump yönetiminin politikalarının ifade özgürlüğüyle alakası olmadığını, ABD kuruluşlarını, vatandaşlarını ve ulusal güvenliği korumakla ilgili olduğunu ifade etti.
Öte yandan, Trump yönetiminin bu yaklaşımı, meşru siyasi söylemi kısıtlamaya çalıştığı ve İsrail hükümetinin politikalarına karşı çıkmak ile antisemitizmi aynı kefeye koyduğu gerekçesiyle eleştiriliyor.