Dernek tarafından hayata geçirilen "Güvenli Dijital Dünya Okul İstasyonları Projesi" ile eğitimde "deneyim temelli öğrenme" modeli merkeze alınarak öğrencilerin dijital riskleri yalnızca teorik olarak değil, doğrudan deneyimleyerek öğrenmesi sağlanıyor.
Projede uygulanan "oyunlaştırılmış öğrenme" yöntemi sayesinde öğrenciler, sosyal mühendislik saldırıları, dijital dolandırıcılık ve manipülasyon teknikleri gibi karmaşık risk senaryolarını interaktif görevler aracılığıyla deneyimliyor. Bu model, bireyin karar verme süreçlerini gerçek zamanlı ölçme imkanı sunuyor.
Geliştirilen istasyonlarda kullanılan simülasyon tabanlı eğitim modeli, gerçek hayatta karşılaşılabilecek dijital tehditlerin kontrollü bir ortamda yeniden kurgulanmasını sağlıyor. Bu sayede öğrenciler, riskli durumlara karşı doğru refleksleri güvenli bir öğrenme alanında geliştirme fırsatı buluyor.
Dernek Başkanı Kurtuluş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dijital platformlardaki çocukların maruz kaldığı riskleri teorik veriler yerine sahadan aldıkları davranışsal sistemlerle ölçtüklerini belirtti.
"Güvenli Dijital Dünya Okul İstasyonları Projesi" ile davranışsal refleksleri ölçtüklerini vurgulayan Kurtuluş, bilişsel farkındalık ile davranış refleksleri arasında "bir uçurum" olduğunu kaydetti.
Kurtuluş, Ankara'da 8-13 yaş aralığındaki 1000 öğrenci üzerinde yaptıkları araştırmanın sonuçlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"1000 öğrenci içerisinde biz önce bir soru yönelttik. 'Güvenli şifre belirlemeyi biliyor musunuz?' dedik. Öğrencilerden 168 tanesi 'ben bu konuda biraz zayıf olabilirim' dedi. Kalanların hepsi güçlü şifre belirleyebildiğini söyledi. Fakat bizim davranışsal modelleme yöntemiyle uygulamış olduğumuz güvenli dijital dünya istasyonlarına girdiklerinde aslında gördük ki 852 öğrenci tam olarak güvenli şifre belirleyemedi. Bu ne demek biliyor musunuz? Çocuklarımız dijitalde savunmasızlar."
Karekod (quishing) saldırılarına ilişkin araştırmanın verilerini de paylaşan Kurtuluş, 1000 öğrenciden 927'sinin karekod mağduriyeti yaşadığını bildirdi.
Kurtuluş, çocukların masum gibi görünen karekodları tarattıklarında ciddi risklerle karşılaştıklarını vurgulayarak, "Aynı zamanda 60 çocuğumuz phishing yani oltalamada hata yaptı. Siber dünyada bir hata büyük, ciddi, titizlikle araştırılması gereken noktalara ulaşıyor. Bu noktada çocuklarımız büyük mağduriyetler yaşıyor ve karşı tarafa da yaşatıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Çocukların siber dünyadaki yalnızlıklarını gidermek için ebeveynlere büyük görevler düştüğünü dile getiren Kurtuluş, genel tutumlardan vazgeçilerek "mikro ebeveynlik" yöntemleri ve stratejilerinin kullanılması gerektiğini bildirdi.