Nihal Usanmaz'ın yönettiği, Okan Bayülgen ve Celal Kadri Kınoğlu'nun rol aldığı “Devlerin Savaşı” oyunu, son olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) Gazimağusa Belediyesince düzenlenen “26. Uluslararası Mağusa Kültür Sanat Festivali”nde izleyiciyle buluştu.
Burada AA muhabirine açıklamalarda bulunan sanatçı, oyun, festival ve tiyatroya ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Kültür festivallerinin kolay yapılmadığını belirten Bayülgen, "En önemli şey içeriktir ve bu içeriğin doğru bir şekilde sunulabilmesi için, bu organizasyonu başından sonuna kadar başarabilmektir." dedi.
İki yıl önce "Richard" oyunu için KKTC'ye geldiğini anlatan Bayülgen, "Richard oyunu yurt dışına çıkarılması kolay bir oyun değildi. 50 küsur kişi, kamyonlar, dekorlar, o kadar kişinin oteli, yolu, dekorun taşınabilmesi. Bunlar büyük prodüksiyonların hareket etmesini tabii çok güçleştiriyor. Fakat Sinan (Ufuk Nergis) ve Gazimağusa Belediyesi sayesinde Kıbrıs'a kadar gelebildik." diye konuştu.
Bayülgen, KKTC'yi sevdiğini ancak hep iş amaçlı ziyaretlerde bulunduğu için tatile gelemediğini dile getirerek, "Eğer otellerde kalmaz, otellerin dışına çıkabilir, buradaki Türklerle bir araya gelebilirsek o zaman çok seviyoruz. Yoksa 'İş için geldim. Bir, iki gece kaldım. Hiçbir şey anlamadan geri döndüm.' şeklinde gerçekleşiyor. Ama sokağa çıkarsanız plaja gitmek, tarihi yerleri gezmek falan değil, normal, basit bir insan olarak sokağa çıkarsanız Kıbrıs halkına bayılırsınız zaten." ifadesini kullandı.
Son yıllarda tiyatroda yeni oyunlar sahneye koyan sanatçı, şunları söyledi:
"Doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama sanki geçmişte, gençlikte bir süre Devlet Tiyatrolarında çalıştıktan sonra istifa edip uzun yıllar medyada kalmanın, Ferhan Şensoy'la 3 senelik bir dönem dışında çalışmamış olmanın intikamını almaya, arayı kapatmaya çalışıyorum galiba. Arkadaşlarım da öyle diyor, 'Dur yahu her yıl 3-4 tane oyunda oynayamazsın.' diyorlar. İşte bunları yazmak, yönetmek, prodüksiyonunu üstlenmek, sahneye koymak yani burada bir acelecilik söz konusu ama iyiyim, keyif alıyorum bundan. Dizi, film çekmek, bunlarla da ilgileniyorum tabii ki. Tezgahın üzerinde yani proje falan değil bayağı çalışmakta olduğumuz işler var ama tiyatro yenilikçi, devrimci, zamanını yaşayan, zamana tanık
Okan Bayülgen, büyük bütçeli iyi prodüksiyonların zor çıktığının altını çizerek, "Yine de tiyatro, seyircinin oyuncu ile hayal kurduğu bir yerdir. Seyircinin karşısına çıkar, dersiniz ki: 'İşte burası benim bahçem.' Oraya ağaç, çimen vb. koymanıza gerek yoktur. Seyirci 'de facto' (uygulamada) 'Evet bu, bunun bahçesi. Şimdi orada böyle şeyler yapacak.' der. Bunu kabul eder ve sizinle beraber hayal kurar." açıklamasında bulundu.
Tiyatrodaki enerjisine de değinen sanatçı, şu bilgileri verdi:
"Benim sanatçı abilerden, ablalardan tanıdığım bunayan birisi yok. Bunamıyorlar. Sahnede ölüyor, çok uzun yaşıyorlar. Çok uzun yaşamak tabii ki sağlıkla ilgili bir şey. O kadar da meslekle ilgisi yok ama hareketli yaşıyor oyuncular. Beyinleri açık, beyinleri özgür yaşıyor. Yeniliklere kapalı değiller ve kendilerinden sonra gelen nesillerle ilişkileri iyi. Aynı sahnede oluyorlar. Beraber bir oyun hazırlıyorlar. Adı üzerinde 'oyun'. Beraber oyun oynuyorlar, gençler, yaşlılar hep birlikte. Ben bizim abilere, ablalara bakıyorum. Vallahi kafaları bizden iyi çalışıyor ki ben de artık gençlere göre yaş almış bir adam olduğum halde."