Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte çocuklar yeniden erken kalkma, düzenli öğünler, ders saatleri ve kalabalık sınıf ortamına dönmeye hazırlanıyor. Tatil boyunca değişen uyku ve beslenme düzeninin okulun açıldığı gün bir anda değiştirilmesi ise çocukların yeni tempoya uyumunu zorlaştırabilir. Uzmanlar, okula dönüş hazırlığının yalnızca çanta ve kırtasiye alışverişinden ibaret görülmemesi; çocuğun günlük yaşam düzeninin de yeni döneme hazırlanması gerektiğine dikkat çekti.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fikret İşbilir, okul öncesindeki son günlerin çocukların uyku, beslenme ve günlük rutinlerinin gözden geçirilmesi açısından değerlendirilebileceğini belirterek, özellikle küçük yaş gruplarında değişikliklerin kademeli yapılmasının uyum sürecini kolaylaştırabileceğini ifade etti.
Tatil döneminde çocukların daha geç yatıp daha geç uyanması oldukça sık görülüyor. Okul başladığında ise erken kalkma zorunluluğu nedeniyle uyku süresinin birden kısalması; sabah uyanmakta zorlanma, gün içinde yorgunluk ve dikkat sorunları gibi durumlara eşlik edebiliyor.
Uzm. Dr. Fikret İşbilir, “Okul başlamadan önce uyku ve uyanma saatlerini kademeli olarak okul düzenine yaklaştırmak faydalı olabilir. Çocuğu bir gecede saatlerce erken yatırmaya çalışmak yerine yatış ve kalkış saatlerinin aşamalı biçimde değiştirilmesi daha uygulanabilir bir yöntemdir. Akşam saatlerinde ekran kullanımının azaltılması ve benzer saatlerde tekrarlanan bir uyku rutini oluşturulması da bu geçişi destekleyebilir” dedi.
Okul döneminin başlamasıyla birlikte değişen bir diğer alışkanlık da öğün saatleri oluyor. Geç kalkmaya alışmış çocuklarda sabah kahvaltısını atlama veya evden aceleyle çıkma görülebiliyor.
Okul başlamadan önce kahvaltı ve diğer ana öğünlerin okul saatlerine yakın zamanlarda düzenlenmesi, çocuğun yeni programa alışmasına yardımcı olabilir. Beslenme çantası hazırlanırken ise çocuğun yaşı, günlük gereksinimleri, okulda geçireceği süre ve varsa besin alerjileri dikkate alınmalı.
Uzm. Dr. İşbilir, “Beslenme çantasını yalnızca çocuğun sevdiği yiyeceklerle doldurmak yerine farklı besin gruplarının dengeli biçimde yer aldığı seçenekler oluşturmak önemlidir. Su tüketimi de okul gününün bir parçası haline getirilmelidir. Özellikle çabuk bozulabilecek yiyeceklerin uygun koşullarda saklanmasına dikkat edilmelidir” ifadelerini kullandı.
Çocukların yeniden sınıf, servis ve ortak kullanım alanlarında daha fazla zaman geçirmeye başlaması, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını kolaylaştırabilir. Ancak çocukları enfeksiyonlardan korumak amacıyla hekim önerisi olmadan vitamin veya çeşitli takviyelere başvurmak doğru bir yaklaşım olmayabilir.
Yeterli ve dengeli beslenme, yaşına uygun uyku süresi, el hijyeni ve kişisel eşyaların mümkün olduğunca ortak kullanılmaması günlük yaşamda alınabilecek temel önlemler arasında yer alıyor.
Uzm. Dr. İşbilir, “Ailelerin okul dönemi yaklaşırken çocuklarının bağışıklığını ‘güçlendirmek’ amacıyla gelişigüzel vitamin ve takviye kullanımına yönelmemesi gerekir. Her çocuğun gereksinimi aynı değildir. Takviye ihtiyacı varsa bunun çocuğun beslenme durumu ve sağlık özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir” dedi.