Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasını taşıyan "Maarifin Kalbinde Çocuk" konulu yazı 81 ilin valiliğine gönderildi.
Yazıda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılışı ile Milli Mücadele günlerinde haklı davanın kuvvetli bir istinatgah bulduğu, Türk milletinin binlerce yıllık tarihinden tevarüs ettiği temsil geleneğinin güçlü bir milli egemenlik anlayışı olarak tebarüz ettiği belirtildi.
Bu anlamda 23 Nisan 1920'nin takvimden bir tarih olmanın ötesinde, milli kimliğin, bağımsızlık ülküsünün ve ortak geleceğin temelini oluşturmak gibi büyük bir anlamı yüklenen bir dönüm noktası olduğu, aynı zamanda Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen bu günün yıl dönümlerinin "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak ülkece büyük bir coşku ile kutlanıldığı aktarıldı.
Yazıda, bayramın çocuklara ithaf edilmesi milletin geleceğini emanet ettiği nesillerin yalnızca korunmasının değil, aynı zamanda bilinçli, sorumlu ve erdemli şahsiyetler olarak yetiştirilmesi yönündeki güçlü iradenin ifadesi olduğu vurgulandı.
Anayasa'nın başlangıç kısmında, "Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla..." ifadesi ile 5. maddesinde "Devletin temel amaç ve görevleri... İnsanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." vurgusunun yer aldığı hatırlatılan yazıda, Türk vatanı ve milletinin ebedi varlığını koruma, milli birlik ve beraberliği güçlendirme ve insanın maddi ve manevi varlığının geliştirilmesinin açıkça görüldüğü üzer
Bu anayasal çerçevenin eğitim süreçlerinin yalnızca akademik gelişimle sınırlı olmadığını, aynı zamanda çocuğun kimlik, değer ve sorumluluk bilincinin edinmesinin de önemli olduğu, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin de çocuğun ruh ve beden bütünlüğü içinde gelişimini, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştirmesini, "yetkin ve erdemli" insanlar olarak yetişmelerini hedeflediğine dikkat çekilen yazıda, Bakanlık tarafından bu amaca matuf milli bayramlar ve günler çerçevesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve haftasının, anayasal ilkelerin hayata geçirildiği güçlü bir eğitim ve inşa süreci olarak ele alındığı bildirildi.
Yazıda, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2'nci maddesinde "...Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasamızın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek..." milli eğitimin genel amaçları arasında ifade edildiği anımsatıldı.
Kanunun bu yaklaşımı doğrultusunda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde yer alan "erdem-değer-eylem" çerçevesi, öğrencilerin değerleri günlük hayatlarında eyleme dönüştürerek edinen şahsiyetler olarak yetişmesini esas aldığı, saygı, sorumluluk, adalet ve vatanseverlik gibi değerlerin, bu süreçte öğrencilerin davranışlarına yön veren temel bir ahlaki pusula işlevi gördüğü aktarılan yazıda, şunlar kaydedildi:
"222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 1'inci maddesinde ise ilköğretimin öğrencilerin bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerine ve yetişmelerine hizmet eden temel bir eğitim süreci olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin merkezinde yer alan 'yetkin ve erdemli insan' yetiştirme hedefi de bu temel amaca matuftur. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin merkezinde yer alan yetkin ve erdemli insan idealinin, özellikle ahlaklı, bilge, cesur, estetik bakışa sahip, iradeli, merhametli, sağlıklı, sorgulayıcı, üretken ve vatansever bireylerin yetiştirilmesi hedefiyle anlam kazandığı güçlü bir eğitim zeminidir.