GÜNCEL

Orta Asya'da yeni denge: Rusya-Çin ekseninden stratejik çeşitlendirmeye doğru

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman, Orta Asya ülkelerinin Çin, Rusya ve ABD denkleminin ötesinde yeni dış pol

Uşak
Orta Asya'da yeni denge: Rusya-Çin ekseninden stratejik çeşitlendirmeye doğru

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman, Orta Asya ülkelerinin Çin, Rusya ve ABD denkleminin ötesinde yeni dış politika arayışlarını ve bölgedeki yeni siyasi denklemi AA Analiz için kaleme aldı.

***

Orta Asya uzun yıllar boyunca uluslararası siyasetin daha çok başkalarının rekabeti üzerinden okunduğu bölgelerden biri oldu. Rusya'nın siyasi ve askeri etkisi, Çin'in ekonomik ağırlığı, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) dönemsel ilgisi ve Avrupa'nın enerji ihtiyacı üzerinden tanımlanan bölge, çoğu zaman kendi stratejik tercihlerini üreten bir aktör olmaktan ziyade büyük güçlerin politikalarının kesişme alanı olarak değerlendirildi.

Bugün ise bu tablo değişiyor. Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan yalnızca büyük güçler arasındaki rekabette kendilerine alan açmaya çalışmıyor, aynı zamanda kendi aralarındaki iş birliğini derinleştirerek bölgesel hareket alanlarını genişletiyor. Bu nedenle Orta Asya'yı artık yalnızca "Rusya ile Çin arasında" kalan bir coğrafya olarak değerlendirmek yetersiz kalmaya başlıyor.

Bu nedenle Orta Asya'da ortaya çıkan yeni dış politika anlayışını "Rusya'dan uzaklaşma" veya "Çin'e yaklaşma" gibi tek yönlü ifadelerle açıklamak güçleşiyor. Asıl değişim seçeneklerin çoğalması. Bölgedeki asıl dönüşüm, tek bir eksenden diğerine yönelmek değil, aynı anda birden fazla eksen oluşturmak. Bu durumun en önemli sonucu, Orta Asya ülkelerinin dış politikalarında uzun süredir kullanılan "çok-vektörlü politika" anlayışının artık yalnızca diplomatik bir dengeleme aracı olmaktan çıkıp bölgesel bir stratejiye dönüşmesidir.

Güvenlik ilişkileri, ekonomik bağlar, enerji altyapısı, iş gücü hareketliliği ve tarihsel ilişkiler Rusya'nın bölgedeki ağırlığını koruyor. Özellikle Kazakistan ve Kırgızistan açısından Rusya ile ekonomik ve güvenlik bağlantılarının kısa vadede ortadan kalkması oldukça zor.

Fakat Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Rusya'nın bölgesel konumu farklı bir bağlamda değerlendirilmeye başlandı. Moskova'nın askeri ve ekonomik kaynaklarının önemli bölümünü savaşa yönlendirmesi, bölge ülkelerinin bazı alanlarda alternatif bağlantılar geliştirme ihtiyacını artırdı. Burada mesele Rusya'yı dışlamak değil, Rusya ile ilişkilerin tek seçenek olmamasını sağlamak.

Orta Asya ülkelerinin izlediği politika bir "Rusya karşıtlığı" değil. Aksine Rusya ile ilişkilerini sürdürürken başka aktörlerle de bağlarını güçlendirdikleri bir stratejik çeşitlendirme söz konusu. Bu nedenle Moskova'nın bölgedeki etkisinin devam etmesi ile Orta Asya ülkelerinin dış politika özerkliğinin artması birbirini dışlayan süreçler değil.

Çin ise Orta Asya'nın en önemli ekonomik ortaklarından biri haline geldi. Enerji yatırımları, altyapı projeleri, ticaret ile Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında geliştirilen bağlantılar Pekin'in bölgedeki ekonomik ağırlığını devamlı kılıyor.

Ancak Orta Asya ülkelerinin Çin ile ilişkileri de tek boyutlu değil. Pekin'in finansman ve yatırım kapasitesi önemli bir fırsat yaratırken bölge ülkeleri ekonomik bağımlılığın siyasi bağımlılığa dönüşmemesine dikkat ediyor. Bunun en somut göstergesi, Çin ile ilişkiler güçlendirilirken aynı anda Avrupa, Türkiye, Körfez ülkeleri, Güney Kore, Japonya, Hindistan ve ABD ile ekonomik faaliyetler dahil ilişkilerin çeşitlendirilmesidir.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/orta-asyada-yeni-denge-rusya-cin-ekseninden-stratejik-cesitlendirmeye-dogru

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI