Jeopolitik gerilimler ve bölgesel çatışmalar, savunma sanayindeki büyümenin başlıca nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Peki, Türkiye’nin savunma stratejisinde füze kapasitesi ne anlama geliyor? Türkiye füze stoğu oluşturmalı mı?
Terör ve Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, savunmanın artık tüm ülkelerin ana gündem maddesi hâline geldiğini belirterek şunları söyledi:
“Dünyanın hâli ortada. Üstelik bunun müsebbibi Siyonizm, İsrail ve ona destek veren Amerika. Son dönemde savaşlar hava savaşlarına dönüştü. Türkiye de bu süreci öngören bir ülke olarak hava savunma sistemlerine ağırlık verdi. Çok iyi hatırlıyorum; hava savunma sistemini gündeme getirdiğimizde Amerika’ya gittik. ‘Müttefik’ dedik, ‘hadi’ dedik ama karşımıza duvar çıktı. Kâğıt üzerinde müttefikler. Ancak fırsatını bulduklarında Batı’daki tüm ülkeler için geçerli olan bir refleksle, senin altını oymaya ya da seni saf dışı bırakmaya çalışırlar. Buna rağmen niyetlerini ortaya koymak adına başvuru yaptık, ancak olumsuz yanıt aldık.”
Başbuğ, süreci, “Trump bile ne dedi? ‘S-400 aldı diye niye kızıyorsunuz?’ ‘Adamlar kapına kadar geldi, satmadım’ dedi. Ne yapacak? Elbette gidip başka yerden alacak. Bu doğru ve makul bir değerlendirmeydi. Biz de alternatifleri değerlendirdik ve S-400’ü aldık. Alırken özellikle şunu vurguladık: Türkiye’nin bu sisteme acilen sahip olması gerekiyordu. Neden mi? Aciliyetin nedenini bugün çok daha net anlıyoruz.” ifadeleriyle özetledi.
Peki, Türkiye’nin mevcut savunma doktrini, füze stoğunun artırılmasını gerektiriyor mu? Bu durum bir zorunluluk mu, yoksa stratejik bir tercih mi?
Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Samet Zenginoğlu, bunun bir tercih değil, açık bir zorunluluk olduğuna dikkat çekti:
“Bu bir zorunluluktur. Stratejik bir zorunluluktur. Coğrafyamıza uzaktan baktığımızda; kuzeyden batıya kadar Rusya-Ukrayna krizi, Gürcistan’daki istikrarsızlık, Ermenistan’la tarihsel ve güncel siyasi husumetler, İran’da son 40 gündür yaşanan gelişmeler, Suriye’de süren iç kaos, Kıbrıs’ta iki devletli statünün sona erdirilerek adanın Rumların kontrolüne geçirilmesine yönelik planlar ve Yunanistan’da Dedeağaç’ın yıllardır silahlandırılması gibi pek çok başlıkla karşı karşıyayız. Böylesi bir tabloda, bulunduğunuz bölgede caydırıcı bir güç olmanız artık bir zaruret hâline gelmiştir.”
(Kaynak: CNN)