ABD ile İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırılar ve ardından Tahran yönetiminin misillemeleri sonrası bölgesel bir gerginliğe dönüşen çatışmalarda 1 ay geride kaldı. Bu süreçte bölgede artan tansiyonun uzun süre yüksek kalabileceğine ilişkin endişeler yatırımcıların risk iştahını azalttı.
İsrail ve ABD’nin, Tahran ile Washington arasındaki müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı askeri saldırı ve İran’ın misillemesiyle Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinde ciddi aksamalar yaşanması ve petrol akışının sekteye uğraması piyasaları altüst etti.
Orta Doğu’da tırmanan gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın sık sık güçlü performansına vurgu yaptığı Amerikan borsalarını da olumsuz etkiledi.
Saldırıların başladığı günden bu yana ABD borsalarında satış baskısı hakim olurken Wall Street hisselerinden trilyonlarca dolar silindi.
Sanayi maliyetlerinin artması ve ticaretin aksaması Dow Jones endeksini doğrudan etkilerken endeks saldırı öncesine göre yüzde 7,7 geriledi.
S&P 500 endeksi de bir aylık süreçte yüzde 7,8 kayıp yaşadı. Nasdaq endeksi de satış dalgasından payını alırken endeks bu süreçte yüzde 8,3 düşüş kaydetti.
Geçen hafta itibarıyla zirve seviyelerine kıyasla yüzde 10’dan fazla düşen Dow Jones ve Nasdaq endeksleri, düzeltme bölgesine girdi.
Trump, İran gündemi dolayısıyla petrol fiyatlarının daha fazla artacağını ve borsanın daha fazla düşeceğini düşündüğünü belirterek, durumun tahmin ettiği kadar ağır olmadığını savundu.
Dünya petrol trafiğinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar, piyasalardaki karamsar havanın başlıca etkeni oldu.
Uluslararası Enerji Ajansına göre dünya, 1970’lerdeki petrol şoklarından bu yana en ciddi enerji arz risklerinden biriyle karşı karşıya bulunuyor.