Marmara, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz'in kesişme noktasında bulunan şehir, tarihi mirası ve doğal güzellikleriyle bölgede yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekiyor.
Osmanlı Devleti'nin kuruluş felsefesinin temellerinin atıldığı Bilecik, Osman Gazi'nin hocası ve kayınpederi olan Şeyh Edebali'nin türbesine ev sahipliği yapıyor. UNESCO tarafından 2026 yılının "Şeyh Edebali Anma ve Kutlama Yılı" ilan edilmesiyle yerleşke adeta bir çekim merkezine dönüştü.
Şeyh Edebali'nin "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturunun izlerini taşıyan yerleşkede sadece türbe değil, aynı zamanda "Osmanlı Padişahları Tarih Şeridi" yer alıyor. 36 Osmanlı padişahının hayatının, savaşlarının ve icraatlarının kronolojik olarak yer aldığı bu şeritte, üç boyutlu maketler, görseller ve dijital sunumlar da bulunuyor.
Osmanlı Devleti'nin kurucusu olan Osman Gazi'nin babası Ertuğrul Gazi'nin türbesi de Söğüt ilçesinde bulunuyor. Türk devlet geleneğinin önemli sembollerinden biri olan türbe, Sultan 2. Abdülhamid döneminde bugünkü halini aldı.
Türbede, 2017'den bu yana aralıksız olarak sürdürülen "Saygı Nöbeti" uygulaması ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Jandarma Genel Komutanlığına bağlı askerlerin dönemin Alp kıyafetleriyle tuttukları bu nöbet ve her saat başı gerçekleştirilen değişim töreni, ziyaretçilere duygusal anlar yaşatıyor. Köklü Türk askeri geleneğinin modern çağdaki bu yansıması, yerli ve yabancı turistler için türbeyi bir odak noktası haline getiriyor.
Ertuğrul Gazi'nin mezarının yer aldığı türbede, aynı zamanda eşi Halime Hatun, kardeşi Dündar Bey ve silah arkadaşlarının da kabirleri bulunuyor. Yerleşkede her yıl eylül ayında "Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri" gerçekleştiriliyor.
Osmanlı'nın ilk ibadethanesi olarak kabul edilen Kuyulu Mescit de Söğüt ilçesinde yer alıyor. Adını, içinde bulunan kuyudan alan bu mescit, Ertuğrul Gazi tarafından inşa ettirildi. Mescidin içindeki kuyu ile ilgili çeşitli rivayetler bulunsa da kuyunun o dönem bölgedeki Müslümanlar için açtırıldığı öne sürülüyor.
Eski bir hükümet konağında hizmet veren Söğüt Müzesi'nde ise Türk kültürünü yansıtan pek çok eser sergileniyor. Özellikle de dokuma örnekleri ve gündelik kullanım eşyalarının yer aldığı müzede, o dönemin sosyal yaşamının izleri sürülebiliyor. Eski formda kılıçlar, kalkanlar, baltaların yanı sıra heybeler, kilimler ve çoraplar da müzede ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
Müzede yer alan etnografik unsurların yanında bölgedeki kazılardan ve yüzey araştırmalarından elde edilen arkeolojik buluntular da sergileniyor. Roma, Bizans ve Helenistik döneme ait sütun başlıklarının ve mimari parçaların sergilendiği müzede, pişmiş toprak kaplar, kandiller, sikkeler yer alıyor.
Söğüt'ün tarihsel kimliği, sadece bölgede yer alan eserlerle değil, kostüm atölyeleri ile de yansıtılmaya devam ediyor. Han Sanat Atölyesi'nde tarihi dizi ve filmlere kostüm ile aksesuar tasarlayan sanatçı Orhan Kocaoğlu, 8 yıldır yerli ve yabancı pek çok yapım için kostüm ve materyal üretiyor.