İstanbul Üniversitesi (İÜ) Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Astrofizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Hüseyin Esenoğlu, Dünya'dan yaklaşık 63 ışık yılı uzaklıktaki Beta Pictoris b ötegezegeninden tespit edilen radyo sinyallerinin dünya dışı yaşamın göstergesi olduğuna ilişkin bilimsel kanıt bulunmadığını, sinyallerin gezegenin manyetik alanı ve aurora oluşumuyla bağlantılı doğal bir süreçten kaynaklanabileceğini belirtti.
Esenoğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, son günlerde basına yansıyan "uzak bir gezegenden radyo sinyali" alındığı haberlerinin hayal gücünü harekete geçirdiğini ancak bilimsel bulguların farklı olduğunu söyledi.
Söz konusu gök cisminin Ressam (Pictor) Takımyıldızı yönünde bulunan Beta Pictoris b adlı ötegezegen olduğunu aktaran Esenoğlu, Güney Afrika'daki MeerKAT radyo teleskop dizisiyle gerçekleştirilen gözlemlerde gezegenin konumundan gelen hızlı, tekrarlayan ve güçlü biçimde dairesel kutuplanmış radyo patlamalarının yanı sıra sürekli radyo yayımının da tespit edildiğini kaydetti.
Gözlemlerin yaklaşık 0,85 ila 3,5 gigahertz frekans aralığını kapsadığını belirten Esenoğlu, "Ötegezegenden gelen radyo sinyali, uzaylı mesajından çok manyetik alanın izini taşıyor. Dünya'dan yaklaşık 63 ışık yılı uzaklıktaki Beta Pictoris b ötegezegeninden tespit edilen radyo sinyallerinin Dünya dışı yaşamla ilişkilendirilmesi bilimsel açıdan mümkün değil. Söz konusu yayımı gezegenin güçlü manyetik alanı ve aurora oluşumuyla bağlantılı doğal bir süreç olarak değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.
Yayımın, güçlü manyetik alanlarda ışık hızına yakın hızlarda hareket eden yüksek enerjili elektronların rol oynadığı siklotron maser mekanizmasıyla oluşan auroralarla bağlantılı olduğunu değerlendiren Esenoğlu, araştırmanın hakem değerlendirmesinden geçmesi halinde bunun bir ötegezegenden kaynaklandığı, doğrudan belirlenen ilk auroral radyo yayımı tespiti olabileceğini söyledi.
Söz konusu keşfin "uzaylılardan mesaj" şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurgulayan Esenoğlu, "Burada kritik ayrım şu. Radyo sinyali, radyo mesajı demek değildir." dedi.
Jüpiter başta olmak üzere Güneş Sistemi'ndeki manyetik alana sahip gezegenlerin de doğal radyo dalgaları ürettiğini anlatan Esenoğlu, yüklü parçacıkların güçlü manyetik alanlarla etkileşiminin radyo ışınımına yol açabildiğini anlattı.
Esenoğlu, Beta Pictoris b'den ölçülen frekanslardan hareketle gezegenin radyo yayımının oluştuğu bölgede manyetik alanın en az yaklaşık 1,25 kilogauss olduğunun tahmin edildiğini aktardı.
Keşfin asıl öneminin uzak bir gezegenin manyetik alanını doğrudan incelemeye imkan verecek yeni bir gözlem penceresi açması olduğunu vurgulayan Esenoğlu, manyetik alanların gezegenlerin atmosferlerinin yıldız rüzgarlarına karşı korunması, iç yapıları ve uzun dönemli evrimlerine kadar pek çok konuda bilgi taşıdığını kaydetti.
Beta Pictoris b'nin Dünya dışı yaşam arayışında ilk tercih edilecek gezegenlerden biri olmadığını belirten Esenoğlu, gezegenin genç bir sistemde bulunan ve Jüpiter'den birkaç kat daha büyük bir gaz devi olduğunu ifade etti.