Otobüslerde gidiş yönünün tersine bakan koltuklar ilk bakışta alan darlığına bulunmuş basit bir çözüm ya da öylesine yapılmış bir iç tasarım tercihi gibi görünebilir. Oysa bu dizilim hiç de rastgele değil. Taban yüksekliğinden tekerlek yuvalarına kadar, bazı koltukların ters çevrilmesinin arkasında düşündüğümüzden çok daha fazla detay var.
OTOBÜSÜN TABANI ALÇALINCA İŞLER DEĞİŞİYOR
Şehir içi otobüslerde alçak taban tasarımı, yolcuların araca daha kolay binip inmesini sağlıyor. Basamakların azaltılması veya ortadan kaldırılması, özellikle tekerlekli sandalye kullananlar, yaşlılar ve bebek arabasıyla seyahat edenler için önemli bir avantaj sunuyor.
Ancak alçak tabanlı otobüslerde tekerlek yuvaları, yolcu kabininde zorunlu yükseltiler ve farklı seviyeler oluşturuyor. Bu fiziksel kısıt da koltukların araç içine nasıl dizileceğini doğrudan etkiliyor.
KOLTUK YÖNÜNÜ BELİRLEYEN ALAN HESABI
Bir otobüsün içindeki her alan koltuk yerleştirmeye uygun değil. Kapılar, koridorlar, engelli alanları ve tekerlek yuvalarının oluşturduğu yükseltiler bir araya geldiğinde, koltuk dizilimi adeta bir bulmacaya dönüşüyor.
Tüm koltuklar standart biçimde gidiş yönüne bakacak şekilde sıralandığında, bu yükseltilerin çevresinde kalan alanlar verimsizleşiyor. Üstelik yolcuların ayak uzatma mesafesi de daralıyor.
İşte bu ölü noktaları değerlendirmek için koltukların yönü çevriliyor. Özellikle tekerlek yuvalarının arkasına yerleştirilen ters koltuklar ya da karşılıklı oturma grupları, normalde boşa gidecek bir hacmi kullanışlı bir alana dönüştürüyor.
Kısacası o ters koltuk, tasarımcının "Sınırlı alanı nasıl en verimli şekilde kullanırız?" sorusuna verdiği mühendislik yanıtı.
TERS KOLTUKLARIN BİR DE GÜVENLİK BOYUTU VAR