Resmi kutlamaların gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu 21 Mart'ta yapıldığı Özbekistan'da, halk arasında Nevruz coşkusu mart ayı boyunca sürüyor. Bu dönemde mahalle sakinleri ve akrabalar bir araya gelerek sümelek tatlısı hazırlıyor, bu etkinlikler toplumsal dayanışmayı ve birlikteliği güçlendiriyor.
Nevruz'a özgü sümelek tatlısını hazırlamak zahmet ve sabır gerektiriyor.
Çimlendirilmiş buğdayın kökünden elde edilen nişastalı su ile şeker eklemeden yapılan sümelek tatlısı, Özbek inanışına göre yıl boyunca sağlıklı, güçlü ve dayanıklı olmayı sağlıyor.
Hazırlık süreci ise adeta bir ritüel. Buğday 4-5 gün boyunca çimlenmeye bırakılıyor, çimlenen buğday kıyma makinesinde çekiliyor ve elde edilen karışım suyla karıştırılıp nişastalı suyu çıkarılıyor. Ardından büyük kazanlarda yağ ilave edilerek 16-18 saat boyunca sürekli karıştırılarak pişiriliyor.
Toplumda saygı gören kadınların öncülüğünde yapılan sümeleğin pişirildiği kazana, altı yanmaması için ceviz veya küçük taşlar atılıyor. Özbeklerde, sümeleği karıştırma sırasında tutulan dileklerin ve edilen duaların kabul olacağına inanılıyor.
Yaklaşık 24 saatte hazır olan sümelek tatlısının yapıldığı sırada şarkılar ve türküler söyleniyor, dans edilerek gece boyunca eğlenceler devam ediyor.
Özbeklerde "her derde deva, hastalıkları iyileştirici kuvvet kaynağı" sayılan sümelek, ilk önce yaşlılar ve hastalara, ardından da tüm mahalle sakinlerine dağıtılıyor. Kasesinden ceviz veya taş çıkan kişinin tuttuğu dileğin veya ettiği duanın kabul olacağına inanılıyor.
Taşkent yakınlarındaki Yengiyol ilçesindeki bir mahallede sümelek hazırlama sürecinde yer alan mahalle birimi yetkilisi Mahzuna Yusupova, AA muhabirine, bu tatlıyı yapmayı bir gelenek olarak devam ettirdiklerini söyledi.
Nevruz günlerinde ilçe genelinde 51 mahallenin tamamında sümelek hazırlama şenliklerinin yapıldığını belirten Yusupova, bu süreçte yer alan yaşlılar tarafından ülkenin kalkınması ve refahı için dua edildiğini aktardı.
Çinaz ilçesinde sümelek hazırlama etkinliğini görüntüleyen AA muhabirine konuşan Vasila Mansurova da bu tatlının Nevruz'un en önemli simgesi olduğunu söyledi.