Küresel piyasalarda, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin yeniden şiddetli çatışmalara dönüşebileceği endişeleriyle risk iştahı azalırken, gözler yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararı, yurt dışında Avrupa Merkez Bankasının (ECB) para politikası kararlarına çevrildi.
Orta Doğu gerilimlerinde yeni perde, piyasalarda belirsizliği artırarak yatırımcıların karar almasını güçleştiriyor.
Bölgede ABD ve İran unsurlarının çatışma iklimine geri dönebileceği ve savaşın yeni aşamasında tarafların daha sertleşebileceği korkuları piyasalarda risk fiyatlamalarının sürmesine yol açıyor.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla 10 Haziran'da İran'daki çeşitli hedeflere yönelik başlatılan ek "meşru müdafaa" saldırılarının tamamlandığını açıkladı. ABD Başkanı Trump, anlaşma olmazsa İran'a yönelik saldırıların "şiddetli" şekilde süreceğini belirtti.
İran devlet televizyonu ise Ürdün'de ABD güçlerinin konuşlandığı Muvaffak Salti askeri üssünün füze saldırılarıyla hedef alındığını bildirdi.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahının, ABD'nin ülkenin güneyine saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri tamamen kapattığını bildirmesini takiben boğazdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan iki geminin vurulduğu aktarıldı.
Bölgede gerilim giderek şiddetlenirken, savaşın makroekonomik etkileri de yakından takip ediliyor.
Dün ABD'de açıklanan enflasyon verileri ülkede fiyat artışlarının hızlandığını gösterdi. Ülkede yıllık enflasyon yüzde 4,2 ile Nisan 2023'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. ABD'de aylık enflasyon ise yüzde 0,5 ile beklentilere paralel gerçekleşti.
Analistler, artan jeopolitik riskler ve enflasyonla mücadelenin beklenenden uzun sürebileceğine yönelik beklentilerin güçlendiğini belirterek, para piyasalarında ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl sonuna kadar bir faiz artırımına gideceğine yönelik öngörülerin kuvvetlendiğini ifade etti.
Kurumsal tarafta, Fed'e yönelik sıkılaşma endişeleri ile yapay zeka şirketlerinin yüksek harcama planlarının değerlemeler üzerindeki etkisine ilişkin soru işaretleri sürerken, teknoloji hisselerinde satış baskısı devam etti.