GÜNCEL

Popüler müzik akımlarının gençlere etkisine "cinsel kimlik" uyarısı

Karabıyık, AA muhabirine, 2019 yılından beri yaptıkları çalışmalarda aile kurumuna yönelen tehditleri ele aldıklarını söyledi. K-Pop olarak adlandırılan Güney K

İstanbul
Popüler müzik akımlarının gençlere etkisine "cinsel kimlik" uyarısı

Karabıyık, AA muhabirine, 2019 yılından beri yaptıkları çalışmalarda aile kurumuna yönelen tehditleri ele aldıklarını söyledi.

K-Pop olarak adlandırılan Güney Kore pop müziği akımının özellikle cinsiyetsizleştirme propagandası alanında çok önemli bir etkisi olduğunu çalışmalarda gördüklerini belirten Karabıyık, ortaokul, lise çağındaki gençler arasında bunların çok hızlı yayıldığını, hayran kitlesinin oluştuğunu anlattı.

Karabıyık, Türkiye'den Kore'ye gitmek isteyen gençlerin sayısında çok ciddi artış olduğuna dikkati çekerek, "Burada sanat adı altında yapılan bu faaliyetin aslında gençlerin kimlik inşa sürecine çok önemli bir müdahale olduğunu anlıyoruz. Maalesef Manifest ve türevi gruplarla bu durum bir başka aşamaya geçmiş durumda. İstanbul Aile Vakfı olarak 'Sosyo-Kültürel Riskler ve Aileye Yönelen Tehditler' başlığı altında 2025 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde yaptığımız çalıştayda bu meseleleri de ele aldık." diye konuştu.

Bu konuyu "hiperseksüelleşme ve pornografik kültür" olarak ele almanın önemli olduğunu aktaran Karabıyık, şöyle devam etti:

"Aşırı seksüel davranışların çocuk yaşlardaki kitleye benimsetilmesi için bu tip popüler kültür unsurlarının devreye girdiğini görüyoruz. Burada yine ilginç bir şekilde Epstein belgeleriyle ortaya çıkan ilişkiler ağı çok dikkati çekici. Bu belgelerde ortaya çıkan ilişkiler ağında özellikle iç çamaşırı ve çocuk giyim konusundaki önemli aktörlerin Jeffrey Epstein'ın bir nevi hamisi olduğunu görüyoruz. Epstein Adası'nda pedofiliyle ilgili çok ciddi yaşanan, kabul edilemez durumlar olduğunu anlıyoruz. Şimdi Epstein Adası'ndaki modanın, daha doğrusu oradaki giyim tarzının, moda adı altında mağaza raflarına, oradan da sokaklara taşındığı bir sürecin mimarisi karşımıza çıkıyor."

Karabıyık, kültürel akımlarla ortaya çıkan grupların sponsorlarının Gazze'deki soykırımı desteklemeleri nedeniyle insanların genelinin boykot ettiği firmalar olarak karşılarına çıktıklarını kaydetti.

Ağustos ayı içerisinde Türkiye genelinde bir araştırma yaptıklarını, "Bu giyim tarzına etki eden faktörler nedir?" diye sorduklarını aktaran Karabıyık, "Toplumumuzun büyük çoğunluğu birinci sırada medyayı, ikinci sırada da moda sektörünü ifade ediyor. Şimdi burada bir başka önemli nokta ortaya çıkıyor. 2025 yılı içerisinde İsrailli düşünce kuruluşlarının uzmanları, '8. Cephe' diye ortaya bir kavram attılar. Daha sonra terör devleti İsrail'in başındaki katil (Binyamin) Netanyahu 8. cepheyi tüm dünyaya ilan etti. 8. cephe neydi? 7 tane fiziki cephe var, Irak'tan Yemen'e kadar. Fiziki çatışmaların olduğu cepheler. İsrail buna 8. cephe olarak medya ve sosyal medyayı ilave etti." değerlendirmesin

Karabıyık, bu cephedeki hedefin özellikle gençlerin zihinlerini ve kalplerini ele geçirmek olduğuna dikkati çekerek, gençlerin zihinlerini ve kalplerini hedef alan bir tehlike olduğunu vurguladı.

Bu tehlikenin özellikle aile bağlarını hedef aldığının altını çizen Karabıyık, "Sizin gençlerdeki koruyucu kalkan olan aileyle olan ilişkiyi bertaraf etmeniz lazım ki hedefinize ulaşasınız. Bu boyutuyla da baktığımızda önümüze çıkan bu rol modellerin kimlik inşa süreçlerindeki bozucu etkisi gençlerin aileleriyle olan ilişkisine negatif etki ediyor. Bu konserlere baktığınızda sahnede olanla oraya giden kitledeki anne babalarla çocuklar arasında sosyolojik analizi yaptığınızda büyük bir uçurum olduğunu görüyorsunuz. İşte bu savrulmayı sağlayan şey bu akımlar." ifadelerini kullandı.

İstanbul Aile Vakfı Başkanı Karabıyık, medyayı bir savaş cephesi olarak ilan eden şeytani bir akıl olduğuna işaret etti.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/populer-muzik-akimlarinin-genclere-etkisine-cinsel-kimlik-uyarisi

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI