Bestesi Güldiyar Tanrıdağlı'ya, librettosu Prof. Dr. İskender Pala'ya ait eser, 28 Mart'ta Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Opera Sahnesi'nde sanatseverlerle buluşacak.
Eserin kostüm tasarımcısı Olcay Engin Kaymaz, AA muhabirine, genel provaların yapıldığını, hızlı ve pratik çözümlerle sahneyi hazırlamaya çalıştıklarını söyledi.
Kostüm tasarımında çok fazla detay bulunduğunu belirten Kaymaz, "Çok fazla parçalı kostüm var. En aşağı 400 kostüm var. Bunlar da en aşağı üçer parçadan oluşuyor ve her parçanın da kendi içinde ayrı ayrı detayları var. Onun dışında kundura, şapka, çiçek atölyelerimiz var. Oralarda da her parça detaylı olarak yapılıyor. Müthiş bir işçilik ve ekiple işleri çıkarmaya çalışıyoruz." dedi.
Kaymaz, kumaş seçimi ve renk belirleme sürecinin tasarımın ilk adımlarını oluşturduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:
"Kumaş 'O değil bu olmalı.' şeklinde değişikliklere uğrayabiliyor. Son anda 'Kesinlikle bu olmalı, bunu iptal etmeliyim.' dediğimiz kumaşlar da oluyor. Başlangıçta tabii ki böyle büyük büyük kumaşlar alınmıyor. Numuneler, ufak parçalar, yani bir avuç büyüklüğünde kumaş parçaları alınıp kostümler üzerinde tartışılıyor, 'Ne olabilir?' diye bakılıyor. En son noktada, 'İşte budur.' dediğimiz anda, kesim, dikişler, uygulama başlayıp süreç ilerliyor."
Kaymaz, kostüm tasarım sürecine, eserin hikayesini inceleyerek başladıklarını söyledi.
Opera ile tiyatronun farklı dinamikleri bulunduğunu, operada müziğin belirleyici unsur olduğunu vurgulayan Kaymaz, şu ifadeleri kullandı:
"Reji sahnede çok önemli. Nasıl bir reji yapmak istediğini bize açıklıyor. Ne istediğini, nasıl bir tarz, tavır, sahneleme yapmak istediğini söylüyor. Bu eserde oyunu librettist de bestecisi de yaşıyor. Onlarla birlikte önce bir karar veriliyor. Dekor da aslında önemli bir faktör. Çünkü dekor ya da kostüm nasılsa aslında her şey birbirine çok bağlantılı. Dekor ve kostüm, ışık iç içe geçiyor. Orada farklı bir dil, kostümde farklı bir dil olamıyor. Dil birliğiyle hepsi uyum içinde ilerlemeye çalışıyor. Butafor var aksesuarlar için. Bu atölyelerin hepsi çok büyük önem arz ediyor. Son ana kadar çok fazla çalışıyorlar. Oyun çıkana kadar çalışma devam ediyor aslında. Bu bir süreç, 'Ben yaptım da b
Eserdeki kostüm renklerinin hikayeyle bağlantılı olduğunu dile getiren Kaymaz, Pers ve Lidya karakterlerinin farklılıklarının tasarımlara yansıdığını anlattı.
Kaymaz, renk seçimine değinerek, "Biri sıcak, biri daha altın. Sarı ve bakır tonlarına gitmemiz, madeni işletmeleri, parayı kullanmalarından kaynaklı. Diğer taraftan Pers'te çölün sıcaklığından dolayı kırmızıyı tercih ettik. Bir de aslında sahne de etkiliyor. Ne kadar mesafeden bakılacak, insanların ne görmesini istiyoruz. Bunlardan dolayı da bu renkler tercih edildi. Gene reji grubunun, reji, dekor, kostüm yani tasarım ekibinin birlikte, yolda giderken karar verdikleri şeyler de oluyor." dedi.