Siyaset bilimci ve Avrasya uzmanı Dr. Ümit Nazmi Hazır, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki son söylem değişikliklerini ve barış müzakerelerinin önündeki engelleri AA Analiz için kaleme aldı.
***
Beşinci yılına girmiş olan Rusya-Ukrayna Savaşı neredeyse hız kesmeden devam ediyor. Bu süre zarfında Rusya ve Ukrayna heyetlerinin masaya oturmuş olması ve ABD’nin de dahil olduğu görüşmeler yapılmasına rağmen, yıpratma savaşına dönen Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona ermesi konusunda istenilen sonuca henüz ulaşılabilmiş değil. Burada bazı temel nedenler var. Birincisi, her iki tarafın da sahada birbirine tam üstünlük kuramaması ve şimdilik bir kilitlenme durumunun ortaya çıkması. İkincisi, iki tarafın da nihai hedeflerine tam olarak ulaşamaması. Üçüncüsü ise iki tarafın da taleplerinde çok esnememesi. Özellikle Moskova maksimalist taleplerinden vazgeçmiyor. Öte yandan son haftalarda hem sahada
Rusya’nın en önemli milli günü olan ve bu sene diğer yıllara göre biraz daha sönük kutlanan 9 Mayıs Zafer Günü’nde gazetecilere konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çatışmanın sona yaklaştığını ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede görüşebileceğini söyledi. Hatta açıklamalarından birinde “Bay Zelenskiy’nin kişisel bir görüşme yapmaya hazır olduğunu bir kez daha duydum.” ifadesini kullandı. Burada hem Zelenskiy’nin adını anması hem de "Bay" kelimesini kullanması dikkat çekiciydi. Zira Putin, genelde Zelenskiy’nin adını anmıyor. Rus kamuoyu savaş başladığından beri Zelenskiy’i gayrimeşru olarak tanımlıyor ve Rus medyasında Zelenskiy için olumsuz tabirler k
Putin’in söylemlerindeki uzlaşmacı ton ve söylem değişikliği, “taktiksel olarak Trump’ın baskısını azaltmak ve ABD’yi karşısına almamak için mi, yoksa sahadaki durum ve uzayan savaş Kremlin’i bu söylem değişikliğine mi mecbur bırakıyor?” sorularını ortaya çıkarıyor. Burada her iki soru için de “evet” cevabı verilebilir. Ukrayna’nın son aylarda özellikle Rusya içlerine düzenlediği İHA saldırıları ve cephedeki aktif savunma stratejisi, Kiev’in elini bir nebze güçlendirmiş durumda. The Economist’in iddiasına göre, “savaşta inisiyatif ilk kez Ukrayna'ya doğru kaymaya başladı ve Rusya’nın bahar taarruzu başarısız oldu.” Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) de çarpıcı bir iddiada bulundu: “Ukrayna
Bütün bu faktörlerin Kremlin’i masaya ve biraz daha uzlaşmacı söyleme itmesi muhtemeldir. Öte yandan Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik füze ve İHA saldırılarını sürdürmesi, Belarus ile nükleer tatbikatlar gerçekleştirmesi ve son günlerde Rusya ile Baltık ülkeleri arasındaki gerilim Kremlin’in diplomasiyi askeri baskının alternatifi değil tamamlayıcısı olarak gördüğünü gösteriyor. Putin’in hem uzlaşmacı tonda konuşmaya başlaması hem de Rusya’nın askeri operasyonlarını devam ettirmesi Rus stratejik kültürü açısından stratejik düzeyde bir çelişki değil, baskı diplomasisi.
Her ne kadar Rusya tarafı son zamanlarda diplomasiye ve Putin-Zelenskiy zirvesine daha fazla yeşil ışık yakmaya başlasa da böyle bir zirvenin yakın zamanda gerçekleşmesi mümkün görünmüyor. Putin de zaten görüşmenin gerçekleşebilmesi için uzun vadeli bir barış anlaşmasına dair nihai mutabakatın sağlanması gerektiğini belirtti. Putin-Zelenskiy zirvesinin gerçekleşebilmesi için barış sürecinde ilerleme olması, iki tarafın birçok konuda mutabık kalması ve Dışişleri Bakanları düzeyinde görüşmelerin yapılması gerekiyor. Böyle bir zirvenin müzakerenin başlangıcı değil, son noktası olması öngörülüyor. Fakat şu ana kadar Moskova ve Kiev birçok konuda farklı pozisyonlar sergiliyor. Özellikle sorunu çı