Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, Rusya'nın petrol ve petrol ürünleri ihracatından elde ettiği gelir nisanda aylık bazda sınırlı artışla 19,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Buna karşın Rusya'nın toplam petrol ve petrol ürünleri ihracatı, nisanda aylık bazda günlük 90 bin varil, yıllık bazda ise günlük 480 bin varil azalarak günlük 7 milyon varil seviyesine geriledi.
IEA verilerine göre, Rusya'nın rafine petrol ürünleri ihracatı da nisanda aylık bazda günlük 340 bin varil azalarak günlük 2,15 milyon varile indi. Söz konusu düşüşte, benzin ihracatına yönelik kısıtlamalar ve bazı rafinerilerde işlenen petrol miktarının azalması etkili oldu.
Rusya'da petrol üretimi de nisanda aylık bazda günlük yaklaşık 130-140 bin varil, yıllık bazda ise günlük 460 bin varil azalarak yaklaşık 8,8 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.
Söz konusu tablo, küresel fiyatlardaki yükselişin Rusya'nın enerji gelirlerini desteklemesine rağmen, rafineri üretimi ve petrol ürünleri ihracatında yaşanan aksaklıkların Moskova açısından riskleri artırdığını gösteriyor.
Ukrayna'nın yoğunlaşan saldırılarının, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz nedeniyle küresel petrol ve petrol ürünleri piyasalarında arz güvenliği endişelerinin arttığı dönemde yaşanması da dikkati çekiyor.
Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler nedeniyle dünya petrol piyasasında arz endişeleri güçlenirken, petrol fiyatları yüksek seyrediyor ve enerji ticaretinde lojistik riskler artıyor. Küresel fiyatlardaki artış, Rusya'nın rafineri ve liman altyapısındaki kesintilerle birleşince, Kremlin açısından enerji yönetimini daha karmaşık hale getiriyor.
Rusya-Ukrayna savaşının 2022'de başlamasının ardından Rusya ve Ukrayna karşılıklı olarak enerji altyapılarını hedef aldı.
Kremlin yönetimi bu kapsamda savaşın ilk günlerinde Avrupa'nın en büyük nükleer santrallerinden biri olan Ukrayna'daki Zaporijya Nükleer Santralini ele geçirdi.
Rusya, savaş boyunca Ukrayna'nın enerji altyapısını sistematik biçimde hedef aldı. Saldırılar özellikle termik ve hidroelektrik santraller, elektrik iletim hatları ve trafo merkezleri, doğalgaz depolama tesisleri, ısınma altyapısı ve bölgesel enerji şebekeleri üzerinde yoğunlaştı.