NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, 7-8 Temmuz'da yapılacak Ankara Zirvesi öncesinde Washington'a düzenlediği ziyaret kapsamında Atlantik Konseyinde yaptığı konuşmada, Ankara Zirvesi'nin İttifak'ın caydırıcılığını, birlikteliğini ve savunma kapasitesini ortaya koyacağına dikkati çekti.
NATO'nun tüm müttefiklerini ve topraklarının her karışını savunmaya hazır olduğunu göstereceğini belirten Rutte, zirveden en büyük beklentisinin savunma yatırımlarında tarihi bir dönüşüm yaşanması olduğunu ifade etti.
Lahey Zirvesi'nde 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'inin savunmaya ayrılması yönünde tarihi bir karar alındığını anımsatan Rutte; Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya'nın bu hedefin de üzerine çıktığını, Almanya'nın ise 2029'a kadar savunma harcamalarını iki katına çıkarma yolunda ilerlediğini anlattı.
Rutte, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın 2016-2026 döneminde savunmaya ilave 1,2 trilyon dolar ayırdığını, 2025 yılında ise savunma yatırımlarının yaklaşık yüzde 20 artırıldığını belirterek, "Bu, dönüştürücü bir gelişmedir." dedi.
Savunma harcamalarındaki bu değişimin on yıl önce hayal bile edilemeyeceğini dile getiren Rutte, tehdit ortamının bu dönüşümde etkili olduğuna ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın liderliğinin de belirleyici rol oynadığına işaret etti.
Rutte, Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın savunma harcamalarında ABD ile aradaki farkı kapatma sürecine girdiğine dikkati çekerek NATO komuta yapısında daha fazla sorumluluk üstlendiklerini, doğu kanadı, Baltık bölgesi ve Arktik'teki caydırıcılık faaliyetlerine daha fazla katkı sunduklarını ve Ukrayna'ya desteğe öncülük ettiklerini söyledi.
Bu süreci "İşte NATO 3.0 budur: Daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO; amaç birliği, büyük ölçekli adımlar ve gerçek bir dönüşüm." sözleriyle tanımlayan Rutte, artık artan savunma talebini karşılayacak üretim kapasitesine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Rutte, Ankara Zirvesi'nde savunma sanayisi ile yenilikçi teknolojilerin öne çıkacağını aktararak "Ankara'da, güvenilir caydırıcılık ve etkili savunmanın gerektirdiği kabiliyetleri sağlayabilmemiz için sanayi ve inovasyonun sürece dahil olduğunu görmeyi bekliyorum." diye konuştu.
Müttefiklerin savunma bütçelerini artırdığını ancak ihtiyaç duyulan askeri kabiliyetlerin yeterli hız ve ölçekte üretilemediğini kaydeden Rutte, bunun yalnızca stok meselesi olmadığını, aynı zamanda yenilikçi çözümler geliştirilmesini gerektirdiğini anlattı.
Rutte, transatlantik savunma sanayisinde köklü bir dönüşüm hedeflediklerinin altını çizerek, "İhtiyacımız olan ve teşvik etmeye çalıştığımız şey, gerçek bir transatlantik savunma sanayi devrimidir." ifadesini kullandı.