GÜNCEL

Sanatçı Ümit Yılmaz, "Metruk" eserinin hikayesini anlattı

Akademik kariyerinin yanı sıra sazıyla ve özgün yorumlarıyla tanınan usta sanatçının hazırlayıp sunduğu "Ümit Yılmaz ile Doğaçlama" programı, ikinci sezonuyla T

İstanbul
Sanatçı Ümit Yılmaz, "Metruk" eserinin hikayesini anlattı

Akademik kariyerinin yanı sıra sazıyla ve özgün yorumlarıyla tanınan usta sanatçının hazırlayıp sunduğu "Ümit Yılmaz ile Doğaçlama" programı, ikinci sezonuyla TRT Müzik ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

Yılmaz, AA muhabirine, İbrahim Kalın ile imza attığı "Metruk" adlı eserin yanı sıra merhum Ahmet Kaya ile orkestra şefliğine uzanan ağabey-kardeşlik bağlarını ve yapay zekanın müzik sektörüne etkilerini anlattı.

Müziğe 5 yaşında babasının bağlama teline dokunmasıyla adım attığını ve 1980'li yıllarda Arif Sağ Müzik Merkezi'nde profesyonel eğitime başladığını aktaran Yılmaz, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Çalgı Eğitimi Bölümünde orta, lise, lisans ve yüksek lisans eğitimlerini tamamladığını belirtti.

Özel üniversitelerde 14 yıl öğretim görevliliği yaptığını ve sayısız albüm projesinde yer aldığını dile getiren Yılmaz, halen kamu bankalarının korolarında şeflik ve bakanlık bünyesinde bağlama sanatçılığı görevlerine devam ettiğini söyledi.

İbrahim Kalın ile dostluklarına ve ortak projelerine değinen Yılmaz, "İbrahim hocamla yaklaşık 12 yıldır bir tanışmışlığımız var ve tabii bizi buluşturan da doğal olarak bağlama ve türküler. İbrahim hocamla tanıştıktan sonra müzik konusunda, özellikle birçok projede beraber yer aldık." dedi.

Yılmaz, Metruk eserinde Kalın ile bağlama çaldıklarını, eserin yönetmenliğini yaptığını ve beraber konserlere çıktıklarını anlatarak, şunları kaydetti:

"İbrahim Kalın'ın bir fotoğraf sanatçılığı sevdası da var. İyi fotoğraf çeker. O fotoğraflardan çoğunu çektiği zaman bana da yollar. Eski bir yapının penceresini çekmişti, metruk bir yapıydı. Ben o fotoğraftan çok etkilendim ve bir müzik yaptım, hocama yolladım. İbrahim hoca da 'Çok güzel oldu.' dedi. Sonra biz enstrümantal bir eser olarak, uluslararası bir projede ona yer verip çaldık, 'Seyr-i Ahenk' albümünde. Sonra hocam, 'Ben buna bir söz yazacağım.' dedi. 'Tabii ki hocam, ne demek.' dedim. Bir söz yazdı, adı Metruk oldu. Sonra hocamla beraber stüdyoda çalışmalarını yaptık ve klibini çektik. Dijital müzik mecralarında her yerde yer aldı. Bu şekilde hala çalışmalarımıza devam ediyoruz."

Fırsat buldukça yeni projelerde bir araya geldiği İbrahim Kalın ile frekanslarının çok uyuştuğunu aktaran Yılmaz, "Sağ olsun, çok da sevdiğim bir ağabeyimdir. Şu anda da bir tane enstrümantal eser için çalışıyoruz beraber. Bu biraz daha coşkulu bir eser olacak. Yoğun iş temposundan dolayı fırsat buldukça bir araya geliyoruz veya birbirimize çalıp yollama şeklinde eseri şekillendirmeye çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Ümit Yılmaz, merhum sanatçı Ahmet Kaya ile 10 yıl çalışma arkadaşlığı yaptığına işaret ederek, "Ahmet Kaya ile 1990'lı yılların başında tanışıp 2000 yılında vefat edene kadar, uzun yıllar beraber olduk. Bağlama sanatçısı olarak ona eşlik etmeyle başladım. Sonra tabii o ilişki ağabey-kardeşliğe dönüştü. Orkestra şefi oldum, projelerinde yer aldım. Konserlerinde, yurt dışındaki sayısız projelerde sayısız günlerimiz, zamanlarımız geçti. Vefat yıl dönümünde 16 Kasım'da AKM'de onun için bir vefa gecesi yapmak istedim, hayatına dokunan insanlarla. 'Ahmet Abimin Şarkıları Anılar, İzler ve Hasret' adlı konser, çok da keyifli ve çok güzel bir proje olmuştu. Ben zaten sanat hayatımda, konserlerimde ya

Ahmet Kaya'nın vefatının üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen her geçen gün katlanarak büyüyen bir dinleyici kitlesine sahip olduğunu belirten Yılmaz, usta sanatçının müzik dünyasında derin izler bırakan, kendisi için de yeri dolmayacak çok özel bir isim olduğunu ifade etti.

Kalici baglanti: https://www.ajansonline.com.tr/haber/sanatci-umit-yilmaz-metruk-eserinin-hikayesini-anlatti

AJANS ONLİNE

HABER PORTALI